Kadir Gecesi Vaazı

Gün Kadir-Kıymet Bilme Günüdür

لا تَدْخُلُوا الجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلا تُؤمِنوا حَتى تحَابُّوا ،

 أَوَلا أدُلُّكُمْ عَلَى شَئٍ إذا فَعَلْتُمُوهُ تَحاَبَبْتُم  أفْشُوا السَّلام بَيْنَكُم

“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim, İman 93-94)

İman etmeden asla Cennet’e giremeyeceğiz. Birbirimizi sevmeden de iman etmiş olamayacağız. Birbirimizi seveceğimiz temel unsur ise aramızda selamı yaymaktır.

Milletimiz kendi arasında selamı yaymalı ve asla irtibatı kesmemelidir. Müslüman toplumu olan devletler, aralarında selamı yaymalı ve birbirleriyle irtibatını asla kesmemelidir. Bu durum bugün daha da önem arz etmektedir. Milletimizi bölmek isteyenler var. Bu bölünmeyi ancak birbirimizin kadir-kıymetini bilmekle bertaraf edeceğiz. Ümmet-i Muhammedi parçalayıp lokma lokma yutmak isteyenler var. İşte bu problemin üstesinden Müslümanların birbirlerinin kadir kıymetini bilmekle sonlandıracağız.

Kardeşlerim! Bugün Kadir Gecesi. Bugün Kadir-Kıymet bilme gecesi.

İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı bombaların kardeşlerimizi şehit ettiği, çoluk-çocuk dinlemeden Filistinli kardeşlerimizi öldürenlerin var olduğu bir zamanda Kadir Gecesini idrak etmekteyiz. Irak’ta yaşam mücadelesi sürdürmeye çalışan Müslümanları –sözüm ona İslam adına-  hunharca öldüren, camilerini yıkıp türbeleri yıkanların olduğu bir dönemde Kadir Gecesini idrak etmekteyiz. Suriye’de kendi halkına varil bombalarıyla saldıran, çoluk-çocuk demeden öldüren diktatörlerin olduğu bir dönemde Kadir Gecesini idrak etmekteyiz. Mısır’da sınır kapısını kapatmasından dolayı ilaç alamadığı, yiyecek içecek bulamadığından dolayı şehit olan Filistinli kardeşlerimizin olduğu Kadir Gecesini idrak etmekteyiz. Bangladeş’te,  Myanmar’da, Somali’de sadece Müslüman oldukları için hunharca öldürülen, yakılan Müslüman Kardeşlerimizin olduğu bir zamanda Kadir Gecesini idrak etmekteyiz. Böyle bir zamanda ancak birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirerek tüm oyunları boşa çıkaracağız. Geliniz! Artık Kur’an-ı Kerim’e sımsıkıya sarılalım. Bu günde şu ayet-i kerimeyi siz kardeşlerime yeniden arz ediyorum. Al-i İmran süresi 103. Ayette şöyle buyrulmaktadır.

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْوَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْفَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَاناً وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِفَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

“Hep birlikte Allah'ın ipi­ne sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatır­layın. Hani siz birbirine düşman kimseler idiniz de Allah gönüllerinizi birleş­tirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.”

Bugün hep birlikte Allah’ın ipi olan İslam’a, Kur’an’a, Sünnet-i Resulullah’a sarılma günüdür. Bugün İslam Kardeşliğini gerçekleştirmeden, bugün birbirimizin kadir-kıymetini bilmeden gerçek anlamda Kadir Gecesini ihya edemeyeceğiz.

Zalime destek, Zulme rıza Zalim olmakla eşdeğerdir.

Bugün şu gecede siz kıymetli cemaatime sesleniyorum. Hepimize düşen vazifeler var. Zalimin satışa sürdüğü malları almamakla işe başlayabiliriz. Bununla ne olacak demeyelim. Zalim zulmünü ancak maddiyatla yapabilmektedir. Bizler en azından bu finansmana destek olmamakla vazifelerimizden birini yerine getirebiliriz. Zulme rıza göstermemekle zalimin yanında yer almamakla da kardeşlerimizin yanında yer alabiliriz. Çokça yaygın kullanılan bir yanlış söz var. Bu sözü artık bir tarafa bırakalım. Onlar zamanında Osmanlı’ya yardım etmemişlerdi de şimdi de Rabbim onları cezalandırıyor anlayışını artık terk edelim. Babalar yanlış bir şeyler yapmış dahi olsa bunun sorumluluğu evlatlarına ait değildir. Gün Müslümanlara yapılanlara rıza gösterme günü değil, gün Müslümanların yanında olma günüdür.

Bizler Muhammed (s.a.s.) Ümmetiyiz. Bizler Müslüman Kardeşleriz. Bizler aynı kıbleye yönelmişler, aynı Peygambere ve Kitaba iman etmişleriz. Geliniz! Bu gecede şu Hadis-i Şerife yeniden kulak verelim ve İslam Dininin ilkelerini hayat tarzı haline getirelim.

مثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وتَرَاحُمِهِمْ وتَعاطُفِهِمْ ، مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداعَى لهُ سائِرُ الْجسدِ بالسهَرِ والْحُمَّى

“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhari, Edep 27)

Bizler birbirimize sırt dönemeyiz. Birbirimizden ilgi ve alakayı kesemeyiz.

Kendi memleketimizde doğusuyla-batısıyla, kuzeyiyle-güneyiyle hepimiz Müslüman’ız ve Müslüman olarak hiçbirimiz birbirimize sırt dönemeyiz. Sen sensin bende benim diyemeyiz. Dünya’da yaşayan kardeşlerimiz için de ne yapalım herkesin yardımına biz mi koşacağız? Diyemeyiz. Bilelim ki, aramıza nifak tohumları saçanlar dünde vardı, bugünde var. Bugün aramıza sokulmak istenen fitneleri sırt dönmeyerek birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırarak bitireceğiz. Tekrar Efendimizin (s.a.s.) tavsiyelerini dinleyelim.

لا تَباغَضُوا ، ولا تحاسدُوا، ولاَ تَدابَرُوا ، ولا تَقَاطعُوا ، وَكُونُوا عِبادَ اللَّهِ إخواناً ، ولا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يهْجُرَ أخَاه فَوقَ ثلاثٍ

"Birbirinize kin tutmayınız, hased etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir." (Buhari, Edep, 57)

Ey Kardeşim! Bil ki, Müslüman Kardeşlerimize sırtımızı dönerek kadir gecesini asla ihya edemeyiz. Müslüman Kardeşlerimizi yardımsız bırakarak asla Kadir Gecesinin sırrına varamayız. Geliniz! Aramızdaki küslükleri sonlandıralım. Aramızdaki sevgi-muhabbeti en ulvi seviyeye İslam Kardeşliği seviyesine çıkaralım.

Yüce Yaratan zaten zalimlere fırsat vermeyecektir.

وَلاَ تَحْسَبَنَّ اللّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الأَبْصَارُ

Sakın Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir. ” (İbrahim, 14/42)

Ayet-i kerimeyi hep beraber dinledik. Allah zalime ne zaman dünyada gün yüzü göstermiştir ki bugünde göstersin. Hani! Kardeşini öldüren Kabil nerede. Hani! Hz. Musa’yı (a.s.) öldürmek üzere çıkan Firavun ve ordusu nerede. Hani İbrahim (a.s.) ateşe atıp yakmak isteyen Nemrut nerede. Hani! Zenginliğiyle övünen Karun nerede. Hani! Hz. Peygamber’in üzerine deve işkembesi döken, yollarına dikenler atan Ebu Cehil nerede. Daha nice başkalarına zulmettiğini sanıp ta aslından kendine zulmeden zalimler nerede. Hani! Lut kavmi, Hud Kavmi, Semut Kavmi, Nuh Kavmi.

Bu gece İbrahim (a.s.) ateşine su taşıyan Karıncanın sözleriyle size sesleniyorum. Hz. İbrahim’i yakmak için Nemrut çok büyük bir ateş yaktırmış. Bu ateşin söndürülmesi için bir karınca sırtına küçük bir su parçası koyup gitmeye başlamış. Karıncaya demişler; “Sen bu suyla Hz. İbrahim’in ateşini söndüremezsin” diye. Karınca “söndüremezsem bile ben bana düşen vazifeyi yerine getirmiş olurum” diye cevap vermiş.

Yüce Rabbimizin yardımı çok yakındır.  Kur’an-ı Kerimde şöyle buyruluyor.

أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُواْ الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ الَّذِينَ خَلَوْاْ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ الْبَأْسَاء وَالضَّرَّاء وَزُلْزِلُواْ حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُواْ مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللّهِ أَلا إِنَّ نَصْرَ اللّهِ قَرِيبٌ

(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.  (Bakara, 2/214)

Allah ne zaman mazlumların destekçisi olmadı ki. Kendi yolunda ölenleri ölü saymayan Rabbimiz hayatta kalanlara ne zaman yardım etmedi ki. Hz. Musa’yı Kızıl Denizden kurtaran, çöllerde yardımsız bırakmayıp Bıldırcın etini ve kudret helvasını sunan Allah (c.c.) değil midir? Hz. İbrahim’i, Mevla’mız olan Yüce Rabbimiz ateşten korumadı mı? Nuh (a.s.) Tufan’ın ortasından çekip alıvermedi mi?  Hz. Peygamber (s.a.s), Bedir savaşında üç bin melekle, Hendek’te kum fırtınasıyla desteklemedi mi?

Ey Kardeşim! Sen kimden korkuyor, kimden çekiniyorsun. Her şeyin yaratıcısı olan Kadir-i Mutlak olan Allah’tan mı, yoksa üç beş kuruş etmeyen zalimlerden mi? Gün safını belli etme günüdür. Bugün elinden geleni yapma günüdür. Allah elbette nimetini tamamlayacaktır. Önemli olan senin yaptığındır. Sen Rabbinin sana göndermiş olduğu dinin yanında yer alıp o dinin destekçisi olacak mısın, olmayacak mısın? Bu gece kadir gecesi, bu gece karar verme gecen ey Kardeşim! Kararını ver ve kararında sebat et. En Yüce, En Büyük olan Allah (c.c.)’tan kork, sadece O’na kul ol ve tüm korkularını bırak.

Kadir Gecesi Ömrümüze denk gelecek bir ibadet hazinesidir.

Kadir gecesinin ne olduğunu, ne anlama geldiğini, bu gecede hangi önemli olayların cereyan ettiğini, hayatın, hayatımızın nasıl değişikliklere uğrayacağını ve daha nice sırrına vakıf olamadığımız hususları Yüce Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ {} وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ {}لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ {} تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُفِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ {} سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ {}

“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir Süresi, 97/1-5)

Sevgili Peygamberimizden Kadir gecesinin ihya edilmesi neticesinde elde edilecek mükâfat bizlere şöyle müjdelenmektedir.

مَنْ قام لَيْلَةَ القَدْرِ إِيماناً واحْتِسَاباً ، غُفِر لَهُ ما تقدَّم مِنْ ذنْبِهِ

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Riyazü’s-salihin, Hadis No: 1192)

Ayet ve hadislerde önemine vurgu yapılmış bu geceden istifade etmek isteyen Kardeşlerime seslenmek istiyorum. Tek başımıza hiçbir güzellik ve mutluluk olmaz. Bu sebeple bu geceden istefade etmek isteyenlere yeniden sesleniyorum. Gün Kadir-Kıymet bilme günüdür. Gün bu gecede inmeye başlayan ve bu geceyi bin aydan daha hayırlı yapan Kur’an-ı Kerim’i hayat rehberi yapma günüdür. Gün Kur’an-ı Kerim etrafında toplanma, birleşme günüdür. Çünkü Kur’an bize sadece okuyalım diye indirilmedi. Kur’an bize hayat rehberi olalım yanlıştan doğruya gidelim diye indirildi. Yüce Yaratan niçin Kur’an-ı Kerimi indirdiğini bizlere şöyle bildiriyor.

الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِإِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

“Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır”( İbrahim, 14/1).

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌمِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.”( Yunus, 10/57)

الم ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًىلِّلْمُتَّقِينَ

 “Elif Lam Mim. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.”( Yunus, 10/57)

Bu Gece Dualarımız tüm Müslüman Kardeşlerimiz içindir.

قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّيلَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً

(Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.” (Furkan, 25/77)

Ayet-i kerimede bildirildiği üzere duamız olmasa Rabbimiz bize değer vermeyecek. Gün tüm samimiyetimizle Müslümanlar için dua günüdür. Hep beraber Âmin! Deme günüdür.

Hz. Aişe Annemizden bir hadisi aktarmak suretiyle bu gecede nasıl dua edeceğimizi Efendimiz (s.a.s.)’den öğrenelim.

قُلْتُ : يا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِن عَلِمْتُ أَيَّ لَيْلَةٍ لَيْلَةُ القَدْرِ ما أَقُولُ فيها ؟ قَالَ : « قُولي : اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ العفْوَ فاعْفُ عنِّي

Bu gece hakkında Hz. Aişe Validemiz (r.a.) Efendimize şöyle bir soru yöneltmiştir:  Ey Allah'ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye sordum. "Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et" buyurdu. (Riyazü’s-salihin, Hadis No: 1198)

Geliniz! Dua edelim. Duamıza Amin diyelim

Ya Rabbi! Zalimlerin zulmü tüm Müslüman Kardeşlerimizi sardı. Bu gece hürmetine artık zalimlere fırsat verme.

Ya Rabbi! Mazlumların feryadı Arşa dayandı. Mazlumlara yardımını gönder. Şehit olanlara rahmet eyle. Şefaatlerine nail eyle. Hastalarına acil şifalar ver. Kardeşlerimizin yar ve yardımcısı ol.

Ya Rabbi! Sana gönülden niyazda bulunuyoruz. Müslümanlar arasında birlik-beraberliği daim eyle. Müslümanların arasını açmak isteyenlere, fitne ve fesatla Müslümanları birbirlerine düşürmek isteyenlere fırsat verme.

Ya Rabbi! Zulme seyirci kalmayan, maddiyatıyla, duasıyla dik duruşuyla zalimin karşısında duran Aziz Milletimize birlik ver, Vatanımıza dirlik ver. Mazlumun yardımcısı olanların yardımcısı ol. Mazluma destek çıkana sende destek ol.

Ya Rabbi! Kadir gecesini ihya etmek için toplandığımız bu gecede aynı safta omuz omuza geldiğimiz şu gecede kardeşliğimizi en ulvi makama İslam Kardeşliği makamına çıkart. Bizi birbirimizde, bizi kardeşlikten ayırma.

Ya Rabbi! Bizleri kadir-kıymet bilenlerden eyle. Bizleri kadir gecesinin sırrına erenlerden eyle.

Kadir geceniz mübarek olsun. Rabbim dualarımızı kabul eylesin. Günahlarımızı affeylesin. Geçmişlerimize rahmet, bizlere, gelecek neslimize ve tüm Müslümanlara selamet ihsan eylesin.  Allah’a emanet olun.

www.guncelvaaz.com

Ahmet ÜNAL

Uzman Vaiz

Tags

Yazdır   e-Posta