Ülkemizin her yerinde okulların tatile girmesiyle, Diyanet İşleri Başkanlığımız,
yaz kursları düzenlemiştir. Bu kurslarda gençlerimize Kur’an-ı Kerim’i güzel
okuma, kendisine gerekli olan süreleri usulüne uygun ezberlettirme, inanç,
ibadet. ahlak ve (siyer) Peygamberimiz (sav.)’in örnek hayatıyla ilgili bilgiler
verilmektedir. Bu makalemizde; öğrenci, öğretici veli ve cemaat uyumundan
bahsedeceğiz.
İlk insandan günümüze kadar tüm insanlar vahye
(Dine) muhatap olmuşlardır.İlk insan Hz.Adem’in ayrıca ilk peygamber olduğu göz
önüne alındığında bu gerçek hemen anlaşılabilir.Zamanla insanlar ilahi mesajı
bazen görmezden gelmişler bazen de onun hayatla ilişkisi konusunda açmazlara
düşmüşlerdir.Bir insan bilerek eğer “ben herhangi bir dine inanmıyorum” diyorsa
elbette ona söyleyecek bir şey yoktur.Ama “ben dindarım” diyen yada “ben bir
dine inanıyorum” diyen bir insanın da dinden ne anladığı önem arz
etmektedir..Din bir insanın belli vakitlerde ve belli hadiseler karşısında
sığındığı bir liman mıdır? yoksa hayatın her alanında bizzat
belirleyicimidir?Dinin genel olarak hayatla ilgisi ve alakası nedir ne
olmalıdır?Bu makalemizde sadece şu ayetleri örnek alalım istedik.
“Akrabaya,yoksula ve yolda kalmış yolcuya hakkını ver,fakat saçıp savurma, çünkü
saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir.Şeytan ise Rabbine karşı çok
nankörlük etmiştir.”(K.Kerim İsra 26,27)
Ailenin çekirdeğini oluşturan anne baba ve çocuklar
arasındaki diyalog; sevgi, saygı ve hoşgörü ilişkisi içerisinde, dünya ve ahiret
dengesini gözeterek sürdürülmelidir. Sadece dünyaya veya ahirete yönelik
çalışmalar; olumsuz, dengesiz ve kopuk ilişkiler doğurmaktadır. Bu makalemizde;
mutluluğu oluşturmada yapıcı ve kalıcı davranışların önemine vurgu yaparak,
ebeveynlere dönük çalışmalarımızı bir günle sınırlamanın yanlış olacağına,
onlara karşı görevlerimiz, yaşamlarını kapsadığı gibi ölümlerinden sonra da
yapmamız gereken birçok ödevlerimizin olduğunu, Kur’an ve Hadislerde önerilen
öğütler doğrultusunda ele alıp, sizlerle paylaşmayı hedefledim. Böylece
kendimizi sorgulayarak büyüklerimizle olan ilişkilerimizi gözden geçirerek
onlara karşı daha duyarlı olmamız gerektiğini bir kez daha düşünme ve hatırlama
fırsatını elde etmiş olacağız.
Varlığın sebebini, içimdeki boşluğun nedenini
arıyorum, sıcak kumlara ayağım batıp çıkarken. Gece ayın ışığına, dalgaların
hışırtısına, ateşin kızıllığına, gece karanlığına soruyorum onu. Bembeyaz bir
gülün teni üzerinde ışıldayan bir damla yağmur suyu, o sevgilinin varlığını
fısıldıyor bana. İbrahim'in ateşini söndürme çabasıyla, ümitle, cesaretle su
taşıyan karıncanın mecnun yüreğinde o sevgiliyi görmenin sevdasını buluyorum.
Akvaryumda kıvrıla kıvrıla yüzen bir balığın yüreğindeki ateşte, o sevgilinin
sevdasını hissediyorum.