|
Çocuk Allah’ın insana bir lutfudur. Ana-babalara
da birer emanettir. Çocuk doğduğunda kulağına ezan okunur ve böylece hayata
başlamış olur. Çocuk anadan doğduğunda tertemizdir. Ekilmemiş toprak gibi,
işlenmemiş alçı gibidir. O mevsimde çocuğa ne verilirse onu alır. Çocuk boş
kaset gibidir. Kasete ne doldurulursa onu alır. Toprağa ne ekilmişse o biçilir.
Alçı nasıl kalıba konulursa öyle şekillenir. Çocuk da öyledir. Çocuğa, İslam’ı
öğretirsek Müslüman, Hırıstiyanlığı öğretirsek Hırıstiyan, Yahudiliği öğretirsek
Yahudi olur. Kısaca; biz hangi dine mensup isek çocuk da o dine mensup olur.
Hadis-i Şerif’de Allah Rasulü (SAV.) şöyle
buyuruyorlar: “Her doğan İslam fıtratı üzere doğar, daha sonra ana ve babası
tarafından çeşitli dinlere mensup olarak yetiştirilir.” Allah (CC.) Kur’an-ı
Kerim’de
:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ
نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ
لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
“ Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu
cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri,
Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyurulanları
yerine getiren pek haşin meleklerdir.”
Hayırlı evlat sahibi olabilmek için de ona İslam
terbiyesi verilmesi lazımdır. Peygamber Efendimiz (SAV.) bir hadis-i
şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: «İnsan öldüğü vakit bütün amelleri ondan
kesilir. Yalnız üç şeyden : sadaka-i cariyeden, faydalanılan ilimden ve
kendisine duâ eden sâlih evlâttan kesilmez.»
buyurmuşlar.
Çocuk dünyaya geldiği zaman, Peygamber
Efendimizden bize intikal eden bazı uygulamalar vardır. Bu uygulamalar
şunlardır:
1-Tahnik:
Yeni doğan bebeğin damağına, (ana sütü verilmeden) hurma vb.tatlı bir şeyle
damağının ovulması işlemidir.
2-Kulağa ezan okuma:
Bebeğin sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okunur
3-İsim konulması:
Doğumun ilk günü ya da en geç yedinci gününe kadar çocuğa bir isim konulur
4-Akika kurbanı:
Bebeğin doğumunun yedinci günü veya daha sonraki günlerde erkek çocuk için iki,
kız çocuk için bir koyun olmak üzere kurban kesilir. Her ikisi için bir koyun
kesilmesi de mümkündür
5-Sünnet:
Doğumunun ilk gününden bulüğ yaşına kadarki herhangi bir zamanda çocuk sünnet
ettirilir. Sünnetle birlikte ziyafet ve eğlence merasimi yapılması Hz.
Peygamber’den sonra adet halini almıştır .
6-Saçın tıraş edilmesi:
Doğumun yedinci günü çocuğun saçı tıraş edilir ve bunun ağırlığınca gümüş ya da
altın değerinde bir şey fakirlere sadaka olarak verilir. Bunların yanı sıra,
yeni çocuk sahibi olmuş bir müslümanın, bunu Allah’ın bir lütfu olarak
değerlendirerek sevinçle karşılaması ve çevresine bunu hissettirmesi, kız ve
erkek çocuk arasında bir fark gözetmemesi de İslami bir edep kuralıdır.
İslam’ın çocuğa yaklaşımı, sevgi, şefkat ve
hoşgörü anlayışına dayanır. Çünkü çocuk dünyaya günahsız olarak gelir. Bülûğ
çağına kadar da yaptığı davranışlardan dini bakımdan sorumlu değildir.
İsIam Dinine göre Çocuğun bazı hakları vardır.
Bu hakların başlıcaları şunlardır:
1-Himaye,
Bakım ve beslenme: Yaşamak her insanın en
tabii hakkıdır. Dünyaya gelen bir çocuğun bu haktan yararlanabilmesi gerekir.
Hadis-i Şerif’de Peygamber Ef. (S.A.V) Şöyle buyuruyor:
«
كُلُّكُمْ راعٍ ، وكُلُّكُمْ مسئولٌ عنْ رعِيَّتِهِ ، والأِمَامُ رَاعٍ ، ومسئولٌ
عَنْ رَعِيَّتِهِ ، والرَّجُلُ رَاعٍ في أَهْلِهِ ومسئولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ،
والمرْأَةُ راعِيةٌ في بيْتِ زَوْجِهَا ومسئولة عنْ رعِيَّتِهَا ، والخَادِمُ رَاعٍ
في مالِ سيِّدِهِ ومسئولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، فكُلُّكُمْ راعٍ ومسئولٌ عنْ
رعِيتِهِ».
“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden
sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek
ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır
ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr, efendisinin malının çobanıdır; o da
sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve güttüğünüz
sürüden sorumlunuz.”
Maddi yada sosyal
endişelerle çocukların hayatlarına kıyılması, cahiliye döneminde özellikle kız
çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi adetine karşı İslam’ın getirdiği tedbîr
ve uygulamalar, kız çocuğunun bakım ve himayesine daha fazla önem verilmesi
sonucunu doğurmuştur. Hz.Peygamber’in bazı hadisleri, kız çocuğu yetiştirmenin
büyük ecir ve sevabını dile getirir. Çocuğun maddi-manevi ihtiyaçlarının mümkün
olan en iyi şekilde karşılanmasından ve yetiştirilmesinden birinci derecede baba
sorumludur. Çocuğun bakımı, beslenmesi ve eğitimi ise ana vasıtasıyla
gerçekleşir.
2-Güzel İsim:
Çocuğa, büyüdüğü zaman kendisinin de beğenebileceği hem lafızca hem de anlamca
güzel bir isim verilmelidir.
3-Güzel terbiye:
Çocuğun sağlam kişilikli, bilgili, faziletli, sanat ve hüner sahibi, iyi bir
insan, iyi bir Müslüman olarak yetişmesi için her türlü gayretin gösterilmesi
gerekir.
4-Eşit Muâmele:Yakup
Peygamber’in çocuklarına, özellikle. Hz.Yusuf’a olan sevgisi buna en güzel
örnektir. Yani her şeyde (özellikle sevgide de) eşit olmamız gerektiğinin açık
bir kanıtıdır.
Peygamber Efendimiz bir
hadislerinde şöyle buyurmaktadır.
اتَّقُوا
اللَّه وَاعْدِلُوا في أَوْلادِكُمْ "Allah'tan
korkunuz; çocuklarınız arasında adaletli davranınız"
Çocuklar arasında herhangi bir şekilde ayırım
yapmak son derece yanlış hem de sünnete aykırıdır. Özellikle cahiliye dönemi
kalıntısı olan, kız çocuklarını aşağı ve değersiz görme ve onları bazı haklardan
mahrum bırakma, İslam’da son derece çirkin kabul edilen ve yasaklanan bir
davranıştır. Tam aksine, kız çocuklarının haklarına öncelik vermek hususunda Hz.
Peygamber’in ısrarlı tavsiyeleri ve vardır.
5— Evlendirme: Bülûğ çağına ulaşan ve evliliğin
gereklerini yerine getirebilecek durumdaki çocukların evlendirilmesi gerekir.
Mazeretsiz olarak bunun geciktirilmesinin doğurabileceği olumsuz sonuçlardan
Ana-Baba dini bakımdan sorumlu sayılır.Haklar ve görevler karşılıklıdır. Çocuğun
Ana-Babası üzerinde hakları olduğu gibi; kendisini dünyaya getiren, besleyip
büyüten ve sayısız fedakarlıklarla yetiştirip, eğiten Ana ve-Babasına karşı
görevleri de vardır. Kur’ân-ı Kerîm’in Nisa süresi 36. âyetinde Allah Teâla
şöyle buyuruyor:
وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئاً وَبِالْوَالِدَيْنِ
إِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ
ذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِ
وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَن
كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراً
“Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak
koşmayın. Ana-Babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak
komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere
iyilik edin. Allah, kendini beğenip övünenleri elbette sevmez”
Çocuklarımız geleceğimizdir. Onun için
çocukların iyi eğitilmeleri, manevi değerlerle donatılmalarının sağlanması,
sosyal kişilik kazanmalarının yanısıra; olumlu bir kişiliğe sahip olup anne
babasına, akraba ve komşularına, ülkesine ve milletine, el-hasıl insanlığa
yararlı birer birey olması için elden gelen gayret gösterilmelidir. Rasûlüllah
(s.a.s.) herkesi çocuklarını öpmeye teşvik ederdi: "Çocuklarınızı öpün, zira her
öpücük için size, Cennet'te bir derece verilir. Melekler öpücüklerinizi sayarlar
ve bunu sizin için yazarlar."Torunlarını öpen Rasûlüllah (s.a.s.)'ı Akra b.
el-Hâbis yadırgayıp Rasûlüllah'a şöyle demişti: "Benim on çocuğum var, hiç
birini öpmedim." Rasûlüllah (s.a.s.) "Merhameti olmayana merhamet edilmez."
cevabını vermişlerdir.
Çocuklarımıza güzel muâmele yapmalı, onları
güzelce eğitmeli, geleceğe güzel hazırlamalıdır. Hz. Ali (k.v.) : “Sizler;
çocuklarınızı bulunduğunuz zamana göre değil, onların bulunacağı zamana göre
yetiştiriniz.” buyurmuştur. Çocuklarla ilgilenip onları geleceğe hazırlamak her
ana-babanın arzusudur. Onların inancı, ahlakı, eğitimi gelecek için yapılan en
güzel yatırımdır. Çocukların, hayatı ana-babaları ile birlikte, aktif bir
şekilde yaşayarak tanımaya ihtiyaçları vardır. Ana-baba güzel örnek olup onları
hayata hazırlamalıdır.
Ne mutlu O kimselere ki ; arkalarında sâlih
ameller işleyen, ana-babalarının derecelerini yükseltecek hayırlı evlatlar
bırakanlara .
İlhami TEMEL
Medine Camii İmam-Hatibi
Ümraniye/İstanbul
|