|
Kadir
Gecesi (Vaaz Projesi)
Mübarek
gün ve geceler toplumumuzda büyük şevk ve iştiyakla kutlanan gecelerdir. Bu
geceler bayram havası içerisinde geçmektedir. İşte bu gecelerden biri de Kadir
gecesidir. Kadir; değer, kıymet ve itibar demektir. Bu geceye Kadir Gecesi
denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Zaman ve mekânlar; kendilerinde
meydana gelen önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir Gecesini bu derece
değerli kılan en önemli sebep de Kur’ân-ı Kerîm’in bu gece indirilmeye başlanmış
olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in nüzulü ve Peygamberimizin insanlığa son peygamber
olarak gönderilmesi, dünya tarihinin en önemli hadisesidir.
İslam
âlimleri Kadir gecesinin Ramazan’ın 27. gecesi olduğu konusunda ittifak etmiş
olmalarına rağmen, İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım
hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli
tutmuştur. Bunlar: Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit
içerisinde Salât-ı vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve
ibadetler içerisinde rızay-ı ilâhî; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde
ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat mü'minlerin uyanık, dikkatli ve
devamlı Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmaları sağlamaktır. Mü'minler bu
geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir.
Allah'ın
insanlara peygamberler vasıtasıyla son hitabı ve nihaî mesajı olan Kur-'an'ı
indirmesi İnsanlığın hidayetinde bir dönüm noktası teşkil ettiği için bu olayın
gerçekleştiği gece özel bir anlam taşır. Kadir gecesinin önemine işaret eden bir
hadiste, önceki ümmetlerin uzun ömürlü olmaları sebebiyle fazla sevap kazanma
imkânına sahip bulunmalarına karşılık Müslümanlara Kadir gecesinin verildiği
belirtilir.
Kadir
Gecesini gereği gibi anlayıp hakkıyla değerlendirmenin yolu, Kur’ân-ı Kerîm’in
eşsiz mesajlarını anlamaktan geçer. Bu itibarla, Kadir Gecesi Kur’ân-ı öğrenme
ve Rasûlüllah’ı tanıma, onların öngördüğü fazilet ilkeleri doğrultusunda yaşama
ve her türlü kötülüğü terk etme vesilesi kabul edilmelidir. Zira insanlara dünya
ve âhiret mutluluğunu sağlamayı hedefleyen ve manevi varlığımızı karartan her
türlü olumsuzluktan arındırarak, bizi üstün ahlâkî değerlere yönelten
Kur’ân’dır. O’nun getirdiği ilke ve prensiplerin özünde aydınlık, hoşgörü,
dostluk ve kardeşlik vardır. O, insanlar arasında sevgi, uzlaşma, yardımlaşma,
kardeşlik ve istikrarı sağlayacak; fert ve toplum planında pek çok ahlâkî ve
sosyal problemin hak ve adalet çerçevesinde çözülmesine ışık tutacak ve
insanlara gelişme yollarını göstererek onları geleceğe hazırlayacak ilâhî
ölçüleri içeren bir kitaptır. Kur’ân’ın bu özelliği,
إِنَّ هَـذَا الْقُرْآنَ يِهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ
الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْراً كَبِيراً
“Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler
için büyük bir mükafat olduğunu müjdeler”
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاء
وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إَلاَّ خَسَاراً
“Biz
Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz.”
ayetleriyle dile getirilmektedir. Ayrıca bu geceyi, namaz kılarak, Kur'ân-ı
Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli, geçen
hayatımızın Kur’an ve Sünnet’e uygun olup olmadığının muhasebesini yapmalıyız.
Dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin yerine sevgi, saygı, hoşgörü, dostluk ve
kardeşliği hâkim kılmalıyız. Yetimlerin, kimsesizlerin, fakir ve muhtaçların
yüzünü güldürmeli, onlara yardım elimizi uzatmalıyız bu gece büyük bir
fırsattır. Bu nedenle manen bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen,
dolayısıyla, yaklaşık 80 küsur yıllık bir insan ömrüne bedel olan bu geceden
gerektiği şekilde istifade etmeliyiz. Sayısız manevî güzelliğin yaşandığı ve
mükâfatların sınırsız olarak verildiği bu gecede; özümüze dönerek gaflet içinde
geçen günlerimizi sorgulamalı, kendimizle hesaplaşmalı, iyi ve güzel
davranışlarımızı artırmaya, kötü davranışlardan uzaklaşarak kalbimizdeki manevî
kirleri temizlemeye çalışmalıyız.
Bu gibi
mübarek gün ve geceleri değerlendirirken gözden uzak tutulmaması gereken bir
durum ise, ibadet ve taatlerimizi sadece bu geceye hasretmemeli, her zaman
Allah’ın kulu ve Hz. Muhammed (sav)in ümmeti olduğumuzu hatırda tutup, ona göre
hayatımızı yönlendirmeliyiz.
Müberek
gün ve geceler toplumsal hayata pek çok yönden katkı sağlamakta, bu gün ve
geceler vesilesi ile insanlar birbirlerini ve yakınlarını aramakta, yetimler ve
fakirler gözetilmekte, hastalar ziyaret edilmekte ve dargınlar barışmaktadır.
IV-
Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
إِنَّا
أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْر وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْر
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍتَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ
فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّنْ كُلِّ أَمْر سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ
الْفَجْرِ
“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesi’nde indirdik. Kadir gecesi’nde
olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve
Ruh o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan
yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
حم {1} وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ {2} إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ
مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ
“Hâ Mîm.
Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz
biz insanları uyarmaktayız.”
الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ
إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ
“Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan
aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman
için sana indirdiğimiz bir kitaptır”
V- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ
إِنْ عَلِمْتُ أَىُّ لَيْلَةٍ لَيْلَةُ الْقَدْرِ مَا أَقُولُ فِيهَا قَالَ "
قُولِي اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي "
Hz. Aişe
validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (sav)'e: "Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine
rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (sav):" Allah'ım sen çok
affedicisin, affi seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu.
عَنْ
عَائِشَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ص
قَالَ "
تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْوِتْرِ مِنَ الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ
رَمَضَانَ "
Hz. Aişe
(sav) den: Peygamber şöyle buyurdu: Kadir gecesini Ramazanın son on gününün tek
gecelerinde arayınız.
عَنْ زِرَّ
بْنَ حُبَيْشٍ، يَقُولُ سَأَلْتُ أُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ - رضى الله عنه - فَقُلْتُ
إِنَّ أَخَاكَ ابْنَ مَسْعُودٍ يَقُولُ مَنْ يَقُمِ الْحَوْلَ يُصِبْ لَيْلَةَ
الْقَدْرِ . فَقَالَ رَحِمَهُ اللَّهُ أَرَادَ أَنْ لاَ يَتَّكِلَ النَّاسُ أَمَا
إِنَّهُ قَدْ عَلِمَ أَنَّهَا فِي رَمَضَانَ وَأَنَّهَا فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ
وَأَنَّهَا لَيْلَةُ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ . ثُمَّ حَلَفَ لاَ يَسْتَثْنِي أَنَّهَا
لَيْلَةُ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ فَقُلْتُ بِأَىِّ شَىْءٍ تَقُولُ ذَلِكَ يَا أَبَا
الْمُنْذِرِ قَالَ بِالْعَلاَمَةِ أَوْ بِالآيَةِ الَّتِي أَخْبَرَنَا رَسُولُ
اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا تَطْلُعُ يَوْمَئِذٍ لاَ شُعَاعَ لَهَا .
Zir b.
Hubeyş diyor ki, Übey b. Ka'b'a sordum: Kardeşin Abdullah b. Mes'ud: "Yil
boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder" diyor, dedim. Übey b. Ka'b dedi
ki: "Allah İbn Mes'ud'a rahmet eylesin. O, insanların Kadir gecesine
güvenmemelerini istemiştir. Yoksa Kadir gecesinin, Ramazanda, Ramazanın da son
on günü içerisinde yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu" dedi."- Bunu neye
dayanarak söylüyorsun, Ey Ebü'l-Münzir (Übey b. Ka'b'ın lakabı)" dedim. Übey;"-
Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)'in bize haber vermiş oldugu alametle söylüyorum ki,
o da, "o gün güneş şuasiz olarak doğar" dedi.
|