|
Seyid Ali TOPAL
I- Konunun
Planı
A- Cami ve Mescit Kavramı
B- İslam’da Mescit / Cami İnşası’nın Önemi
1-Kur’an-ı Kerimde Cami
2-Hadis-i Şeriflerde Cami
C- Camilerin Dini Hayattaki Yeri
D- Camilerin Sosyal Hayattaki Yeri
1-Camiler Birlik ve Beraberliğin Sembolüdür
2-Kültürel Etkinlikler ve Cami
3-Mutlu ve Sevinçli Günlerde Cami
4-Acıların Paylaşıldığı Mekan Olarak Camiler
5-İslam Kimliğinin Gelişiminde Caminin Yeri
E- Camiler Geleceğimizin Teminatıdır
II- Konunun
Açılımı Ve İşlenişi
Konuya
cami ve mescid kavramları hakkında bilgi verilerek başlanır. İbadetlerin ifası
için ortak mekan olan camilerin, aynı zamanda bir çok ortak değerlerin
kazanıldığı ve paylaşıldığı mekanlar olduğu anlatılarak konu genişletilir.
Mescid ve cami temalarının işlendiği ayet ve hadislere yer verilerek konu
başlıkları bu eksende yorumlanır.
III- Konunun
Özet Sunumu
Cami;
"Toplayan, bir araya getiren"manasına gelen ve "cem'an" mastarından türeyen bir
kavramdır. Dini anlamda; belirli bir amaçla insanları bünyesinde toplayan mekana
cami denir. Bu amaç da Allah'a kulluktur. Cami kelimesi, başlangıçta sadece Cuma
namazı kılınan "El mescidü'l Câmi" (Cemaati toplayan mescid) tamlamasının
kısaltılmış şekli idi. Camiler dinî ve millî kültürümüzden ayrı
düşünemeyeceğimiz değerlerimizin başında gelir. Camilerimiz, çok çeşitli
fonksiyonları ifa etmesi bakımıdan önemli müesseselerimizdendir. Camilerimiz
mabet olarak görev yapmanın yanında, birer halk üniversitesi olarak da görev
yapmaktadır. Camilerde, müminlere her türlü kötülüklerden uzak durmalarının
yanında; her türlü iyilik ve güzellikler, insan sevgisi, vatan, bayrak, ezan,
Kur'an sevgisi, ana-babaya, öğretmene, ulu'l-emre... itaat anlatılır! Camiler,
zengin-fakir, köylü-şehirli, amir-memur, resmi-sivil, yaşlı-genç, siyah-beyaz,
yerli-yabancı... herkesi bünyesinde toplayan mekanlardır. Bir ülkenin, Müslüman
ülkesi olmasının mührü ve tapu senetleridir. Camiler; aynı safta omuz omuza, diz
dize namaz kıldığımız mabetlerimizdir. Üzüntülerimizi giderdiğimiz, moralimizi
müspet anlamda düzelttiğimiz, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik
duygularımızı, hoşgörü anlayışımızı güçlendirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz
yerlerdir. Birbirimize merhamet etmeyi, acıları paylaşmayı, kimsesiz-yoksul, dul
ve yetimlere yardım etme duygularını kazandığımız mabetlerdir. Kâmil manada
insan olmanın yollarını ve esaslarını, camilerimizde yapılan telkin ve
nasihatlerden öğrenmekteyiz.
V- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
مَا كَانَ لِلْمُشْرِكِينَ
أَن يَعْمُرُواْ مَسَاجِدَ الله شَاهِدِينَ عَلَى أَنفُسِهِمْ بِالْكُفْرِ
أُوْلَئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ
إِنَّمَا
يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّهِ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِوَأَقَامَ
الصَّلاَةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلاَّ اللّهَ فَعَسَى
أُوْلَـئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ الْمُهْتَدِينَ
“Allah’a
ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın
mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir.
Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret
gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından
korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları
umulur.”
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَاجِدَ
اللّهِ أَن يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَسَعَى فِي خَرَابِهَا أُوْلَـئِكَ مَا كَانَ
لَهُمْ أَن يَدْخُلُوهَا إِلاَّ خَآئِفِينَ لهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ
وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
“Allah’ın
mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için
çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka
korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir
azap vardır.”
Konu ile
ilgili faydalanılabilecek diğer bazı ayetler:2/114; 7/31; 9/107-110; 22/39-40;
24/36-38; 72/18
IV- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ: مَنْ بَنَى مَسْجِداً يَبْتَغِى بهِ وَجْهَ اللّهِ
بَنَى اللّهُ تَعالى لَهُ بَيْتاً في الْجَنَّةِ؛ وَفي رواية أخْرَى: بَنَى اللّهُ
لَهُ مِثْلَهُ في الْجنَّة
Resulullah (s.a.v)buyurdular ki:"Kim Allah'ın rızasını talep ederek bir mescid
inşa ederse, Allah ona cennette bir ev inşa eder."Bir diğer rivayette: "Allah,
onun için, cennette bir mislini inşa eder" buyrulmuştur.
عن
ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: إِنَّ الْمَسْجِدَ كَانَ عَلى عَهْدِ رَسُولِ
اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ مَبْنِيّاً بِاللَّبِنِ، وَسَقْفُهُ بِالْجَرِيدِ، وَعُمُدُهُ مِنْ
خَشَبِ النَّخْلِ، فَلَمْ يَزِدْ فيهِ أبُو بَكْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنه شَيْئاً،
وَزَادَ فيهِ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنه وَبَنَاهُ عَلى بُنْيَانِهِ في عَهْدِ
رَسُولِ اللّهِﺼﻠﻌﻡ، ثُمَّ غَيَّرَهُ عُثْمَانُ رَضِيَ اللّهُ عَنه وَزَادَ فيهِ
زِيَادَةً كَثِيرَةً، وَبَنَى جُدُرَهُ بِالْحِجَارَةِ الْمَنْقُوشَةِ
وَالْقَصَّةِ، وَجَعَلَ عُمُدَهُ مِنْ حِجَارَةٍ مَنْقُوشَةٍ وَسَقْفَهُ سَاجاً
Abdullah
İbnu Ömer (r.a) anlatıyor: "Mescid, Resulullah Aleyhissalâtu vesselâm zamanında
kerpiçten yapılmıştı. Tavanı hurma dallarıyla örtülmüştü. Direklerini hurma
kütükleri teşkil ediyordu. Hz. Ebu Bekr (r.a)buna (gerek tezyin ve gerekse tevsi
yönüyle) hiçbir ilave getirmedi. Hz. Ömer (r.a), (enini boyunu) artırarak
mescidi, Resulullah devrindeki tarz üzere [kerpiç ve hurma dallarıyla] yeniden
inşa etti. Onu esaslı şekilde Hz. Osman (r.a)(hem tezyin hem tevsi yönleriyle)
değiştirdi ve pek çok ilavelerde bulundu. Duvarlarını nakışlı taşlarla ve
kireçle inşa etti. Direklerini de nakışlanmış taşlardan yaptı. Tavanını da (pek
kıymetli olan) sac ağacından yaptı."
قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ: مَنْ بَنَى مَسْجِداً ِيُذْكَرَ اللّهُ فيهِ بَنَى
اللّهُ لَهُ بَيْتاً في الْجَنَّةِ
Resulullah
(s.a.v)buyurdular ki:"Kim içerisinde Allah(ın adı) zikredilsin diye bir mescid
bina ederse, Allah da ona cennette bir ev bina eder."[5]
قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ: إذَا اسْتَأذَنَتْ اِمْرَأﺓُ أحَدِكُمْ الَى
الْمَسْجِدِ ﻓَﻼَ يَمْنَعْهَا
Resulullah (s.a.v)buyurdular ki: "Birinizin hanımı mescide gitmek için izin
talep ederse ona mani olmasın (izin versin)"
إِنَّ رَﺟﹸﻸ نَشَدَ في الْمَسْجِدِ. فقَالَ: مَنْ دَعَا اِلَى الْجَمَلِ اﻻحْمَرِ؟
فقَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ: ﻻوَجَدْتَ، إنَّمَا بُنِيَتِ الْمَسَاجِدُ لِمَا
بُنِيَتْ لَهُ
Hz.
Büreyde (r.a)anlatıyor: "Bir adam mescidde yitiğini ilan etti ve: "Kim kızıl
deveyi gördü?" dedi. Bunu işiten Aleyhissalâtu vesselâm: "Bulamaz ol! Mescidler
neye yarayacaksa onun için inşa edilmiştir (gayesinden başka maksadla
kullanılamaz)!" buyurdular."
عن
ابن عمرو رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺼﻠﻌﻡ: إذَا نَعَسَ
أحَدُكُمْ وَهُوَ في الْمَسْجِدِ فَلْيَتَحَوَّلْ مِنْ مَجْلِسِهِ ذلِكَ اِلى
غَيْرِهِ
İbnu Ömer
(radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular
ki:"Biriniz mescidde iken uyuklayacak olursa, bulunduğu yerden bir başka yere
gidip orayı değiştirsin."
VI-
Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar
Buhârî,
Salat 33, 35, 36, 39, Mevakîtu's-Salat 8, el-Amel fi's-Salat 12;
Müslim,
Mesacid 54, (551);
Nesâî,
Taharet 193, (1, 163), Mesacid 35, (2, 52, 53).
Ebu
Davud, Salat 220, (1079); 239, (1119);
Tirmizî,
Salat 240, (322);
Nesaî,
Mesacid 22, 23, (2, 47, 48),
TDV İslam
Ansiklopedisi, “Cami” maddesi,
İbrahim
Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları,
Diyanet
Aylık Dergi 2004 Ekim Ayı Özel Eki.
|