|
Mustafa KILIÇ
I- Konunun
Plânı
A-Birlik ve beraberlik kavramları
B-Toplumun birliğini temin eden değerler
1-İnanç birliği
2-Kültür birliği
3-Vatan birliği
4-Dil birliği
5-Ülkü ve amaç birliği
C-Kur’an’ın birlik ve beraberliğe bakışı
D-Hadislerde birlik ve beraberlik teşvikleri
E-İhtilaflar ve ayrılıklar
F-Ayrılık ve ayrımcılıkların getireceği tehlikeler ve zararlar
G-Ayrımcılıkların çeşitleri
1-Çocuklar ve kardeşler arasında ayrımcılık
2-Öğrenciler ve emrinde çalışanlara karşı ayrımcılık
3-Siyasi görüş ayrımcılığı
4-Bölgecilik ve etnik ayrımcılık
H-Birlik ve beraberliğin getireceği faydalar ve mutluluklar
1-İslam dininin mü’minleri kardeş ilan ettiği
2-Sevgili Peygamberimizin Medine’de gerçekleştirdiği
kardeşlik ve vatandaşlık antlaşması.
3-Din birliği olanlar arasında kardeşlik, din ayrılığı
olanlar arasında vatandaşlık bağlarını kuvvetlendirmek
II- Konunun
Açılımı ve İşlenişi
Konuya
birlik ve beraberlik kavramları açıklanarak başlanır. Daha sonra ilgili ayetler
ve hadislerle birlik ve beraberlik konusunda dinimizin emir ve yasakları izah
edilir. Toplumun birliğini temin eden; inanç, kültür, vatan, dil, ülkü ve amaç
birliğinin önemi anlatılır. Birlik ve beraberliğin zıddı olan ihtilaf ve
ayrılıklardan ve bunların kişiye ve topluma getireceği zararlardan bahsedilir.
Aile içinde çocuklar, okullarda öğrenciler, iş yerlerinde çalışanlar arasında
ayrım yapmanın birlik ve beraberliği bozucu etkilerinden, kişi ve kuruluşları
hedef almayan genel örnekler verilir. Farklı inançlara mensup, ayrı bölgelerde
yaşayan, değişik etnik kökenlerden gelmiş, farklı siyasi görüşlerdeki
insanların, aynı vatanda birlik ve beraberlik içinde yaşamalarının zarureti ve
faydaları anlatılır. Her türlü farklılığın hoşgörü ile karşılanması, her değerin
saygıya layık olduğu ve saygı ve hoşgörünün; karşı saygı
ve
hoşgörüyü getireceği, buna karşılık tahammülsüzlük ve ayrımcılığın da; karşı
tahammülsüzlük ve ayrımcılığı getireceği izah edilir.
III- Konunun
Özet Sunumu
İnsanlar
bir arada yaşamak zorundadırlar. Çağımızın modern araştırmaları, hayvanların
bile birlikte yaşadıklarını hatta uyum içinde yaşamak için aralarında bir takım
kurallarının olduğunu göstermiştir.
Eşref-i
mahlukat olarak yaratılmış olan
insanların da elbette belli kurallar içinde yaşaması gerekmektedir. Bu
kuralların en önemlisi birbirlerine ve tabiata zarar vermeden yaşamaktır. Bunu
gerçekleştirebilmek için de; Kur’an’ın ve Sevgili Peygamberimizin getirdiği,
salim aklın da kabul ve tasdik ettiği birlik ve beraberlik içinde yaşamanın
kurallarını, hayatımızın her anında uygulamak zorundayız. Dünyanın çok küçüldüğü
çağımızda, insanları ayrılıklara, dolayısıyla huzursuzluk ve mutsuzluğa
götürecek her şeyi bertaraf etmek zorundayız. Önce din kardeşi, sonra aynı
vatanın ve aynı dünyanın vatandaşları olduğumuzu, en sonunda da hepimiz Hz.
Adem’in çocukları olarak insanlıkta kardeş olduğumuzu ön plana çıkararak, birlik
ve beraberlik içinde yaşamalıyız. Kendimiz için istediğimizi başkaları için de
istediğimiz, kendimiz için istemediğimiz şeyleri başkaları için de
istemediğimiz zaman, herkes için mutlu bir hayata kavuşacağız. İnsanların
maddi çıkarlar için, birbirlerinin evlerini eşyalarını yağmaladıkları bir
çağda, insanları hidayete ulaştırmak için gönderilen Sevgili Peygamberimiz;
aynı inançtaki insanları kardeş yaparak, farklı inanç sahiplerini vatandaşlık ve
dostluk anlaşmaları ile birbirlerine bağlayarak, mutlu bir toplum meydana
getirmiş, saadet asrını gerçekleştirmiştir.
IV- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ
اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ
فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ
النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ
لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
“Hep
birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.
Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz
de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler
olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan
kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola
eresiniz.”
وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ
عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“Sizden,
hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun.
İşte kurtuluşa erenler onlardır.”
وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ
الْبَيِّنَاتُ
وَأُوْلَـئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi
olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.”
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ
تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِإِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
“Ey iman
edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam’a) girin. Şeytanın adımlarını
izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”
وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ
رِيحُكُمْْ
وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
“Allah’a
ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve
gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle
beraberdir.”
V- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
عن
بن عمر رضي الله عنهما أخبره: أنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قال: المُسْلِمُ
أخُو الْمُسْلِمِ، لا يَظْلِمُهُ ولاَ يُسْلِمُهُ، ومَنْ كانَ فِي حاجَةِ أخِيهِ
كانَ اللهُ فيِ حاجَتِهِ، ومَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللهُ
عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرَباَتِ يَوْمَ اْلقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا
سَتَرَهُ اللهُ يَوْمَ القِيامَةِ.
“Müslüman,
müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim
etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını
giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin
kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve
kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter. ”
أَن رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ باللَّهِ
وَالْيَوْمِ الآخِرِ، فَلا يُؤْذِ جَارَهُ ، وَمَنْ كَان يُؤْمِنُ بِاللَّهِ
والْيَوْمِ الآخرِ ، فَلْيكرِمْ ضَيْفهُ ، وَمَنْ كَانَ يُؤْمنُ بِاللَّهِ
وَالْيومِ الآخِرِ ، فَلْيَقُلْ خَيْراً أَوْ لِيَسْكُتْ
“Allah’a
ve âhiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin. Allah’a ve âhiret
gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman
eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”
عن
أبي هُرَيرَةَ قال: قال رسُولُ اللَّهِ صلَّى اللَّهُ عليهِ وسَلَّم: "مَنْ نَفَّسَ
عَنْ مُسْلِمٍ كُربةً مِنْ كُرَبِ الدُّنيا نَفَّسَ اللّهُ عنهُ كُرْبَةً مِن
كُرَبِ الآخرةِ، ومَنْ سَتَرَ على مُسْلِمٍ سَتَرهُ اللّهُ في الدُّنيا والآخرةِ،
واللّهُ في عَوْنِ العَبْدِ ما كانَ العَبْدُ فِي عَوْنِ أخِيهِ".
“Hz. Ebu
Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular
ki: "Kim bir mü'minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun
kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir müslümanın sırrını örterse,
Allah da onun dünya ve ahirette sırlarını örter. Kişi kardeşinin yardımında
olduğu müddetce, Allah da onun yardımındadır.”
VI-
Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar
Buhârî,
Sahih, Îmân 2/7, (I, 9), 2/9, (I, 10), Mezâlim, 46/4, (III, 98), 46/20,
(III, 102), İkrah, 89/1, (VIII, 56), Hibe, 51/1, (III, 128), Edeb, 78/30-31,
(VII, 78), 78/42, (VII, 83), Eşribe, 74/24, (VI, 250), Nikâh, 67/80, (VI,
145), 67/85, (VI, 150), Rikak, 81/14, (VII, 177), 81/23-24, (VII, 184-185),
Ezan 10/36, (ı, 161), Zekât, 24/16, (II, 116), Hudûd, 86/9 (VIII, 16);
Müslim, Sahih, Zekât, 12/90-91, (I, 714-715), Îmân, 1/67, (I, 66), 1/71-72,
(I, 67-68), 1/74-75, (I, 68), 1/77, (I, 69), 1/93-94. (I, 74), 1/129, (I,
85), Müsâkât, 22/136, (II, 1230), Zikr, 48/38, (III, 2074), Nikâh,
16/56, (II, 1034), Birr, 45/32, (III, 1986 ), 45/78, (III, 2004); Ebû
Dâvud, Sünen , Cihâd, 9/1, (III, 7), Edeb 35/11, (V, 156), 35/46, (V,
202); Tirmizî, Sünen, Kıyâmet, 38/50, (IV, 659), Ahkâm, 13/18, (III, 635),
Birr, 28/18, (IV, 325), 28/24, (IV, 329
|