|
Dr. Hamdi TEKELİ
I- Konunun
Plânı
A-
Beratın Kelime Anlamı
B-
Istılah Anlamı
C-
Kur’an ve Sünnette Berat Kelimesi
D-
Berat Kandilinin Vakti
E-
Berat Kandilinin Değerlendirilmesi
F-
Berat Kandilinin Ferdi ve Toplumsal Boyutu
G-
Berat Kandilinde Yaşanan Salih Amellerin Korunması
ve Devamlılığı.
H-
Berat Kandili Bilincinin Nesillerimize Aşılanması
İ-
Berat Kandilinde Ülkemiz, Devletimiz ve Tüm İnsanlar
İçin Dua Edilmesi
II- Konunun
Açılımı ve İşlenişi
Hamdele
ve salveleden sonra kandil ve berat kelimelerinin terim ve ıstılah anlamları
verilerek konuya başlanır. Kandilin öneminden bahseden ayet ve hadisler
ışığında zamanın nasıl değerlendirileceği anlatılır. Fert, aile, millet ve tüm
insanlık için kandilin hayırlara vesile olması dileğiyle dua ve ibadet edilmesi
gerektiği, dinimize göre tüm vakitlerin değerli olduğu ancak kandil, bayram gibi
günlerin ise daha önemli olduğu vurgulanır. İnsanlar ne kadar günah işlese de
Allah’tan ümit kesilmeyeceği, şirk hariç Allah’a karşı işlenen tüm günahların
bağışlanabileceği anlatılır.
Vaaz
içerisinde nefis muhasebesi ve murakabesine değinilerek kendimize dönüşün,
kesrette vahdeti ve iç hesaplaşmayı yakalayıp günahlarımıza tövbe etmenin,
nefsimiz, ailemiz, ülkemiz, bütün müslümanlar ve tüm insanlık için Allah’a dua
ve niyazda bulunmanın öneminden bahsedilerek genel bir değerlendirme ve dua
yapılarak konuşma tamamlanır. Şaban ayının ve berat ikliminin manevi ortamından
yararlanılmaya çalışılır.
III- Konunun
Özet Sunumu
Yollardaki işaretler gibi hayatımızda da belirgin dönüm noktaları vardır.
Bunlar, belirli günler, kandiller ve bayramlardır.
Berat,
Arapça berâe-berâet kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Kur’an’da “Berae” kökünden
25 kelime bulunmakta olup, bunlardan sadece iki tanesi “Beraet” şeklinde
geçmektedir. Berâet, iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin herhangi bir
yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğün bulunmaması anlamındadır. Istılah
olarak berat ise, Allah’ın affı ve bağışlaması, günah, borç ve cezadan kurtulmak
gibi anlamlara gelmektedir. Beratın özünde, günahlardan arınma ve Yüce Allah’ın
rahmet ve mağfiretine ulaşma amacı vardır. Bu gecede Allâh'ın affı ve
bağışlamasının çok olacağı müjdelendiğinden, bu geceye “Berat Gecesi”
denilmiştir. Berat gecesi hicri aylardan şaban ayının onbeşinci gecesidir.
Berat
Gecesi için Arapça eserlerde “şabanın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet
gecesi” ve “sak (belge) gecesi” manalarına gelen terkipler kullanılmaktadır.
Kandiller
ve benzeri geceler; iman, ibadet ve düşünce hayatımız bakımından kendimizi
yenilememiz, geçmişimizi muhasebe etmemiz, geleceğimizi planlama ve ümitlerimizi
tazelememiz için büyük bir fırsattır. Bu gece münasebetiyle, içimizdeki manevi
duyguların sesine kulak vererek günahlarımıza tövbe etmeli, tüm Müslümanlar ve
insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunmalıyız.
Yüce
Allah, bu gecede ilahi rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifâ kapılarını
sonuna kadar açarak, bizleri sonsuz ikramlarına davet etmektedir.
Berat
kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere dengeli bir hayat kurma bilinci
sağlamakta, kendimizi gözden geçirme ve yenileme imkanı sunmaktadır.
Yüce
dinimiz İslam dünya ve ahiret, madde ve mana dengesine; akıl, düşünce, duygu ve
bilginin ahenkli şekilde buluşturulmasına dayanır. Günümüzde ferdi ve toplumsal
hayatımızdaki maddi ve manevi değerler dengesi bozulmuş, dünyevîleşme, bencillik
gibi olumsuzluklar ruh sağlığımızı bozmaya başlamıştır. Oysa Yüce dinimiz İslâm,
insanın maddî ihtiyaçları kadar ruhî ihtiyaçlarını da dikkate almış, onun
devamlı surette Yüce Yaratanla bağlantı içinde olmasına önem vermiştir.
Berat
gecesini idrak ettiğimiz bugünlerde hepimiz Yüce Allah’ın Kur’an’da kendisinden
ümit kesmemizi isteyen ve bizleri affedeceğini
müjdeleyen mesajına kulak vermeli ve kendimize çekidüzen vermeliyiz.
IV- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن
رَّحْمَةِ اللَّهِ
إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعاً إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
“De ki,
Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi
kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır,
çok merhamet edendir.”
حم
وَالْكِتَابِ الْمُبِين إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ
مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ
1. Hâ Mîm.2,3.
Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz
biz insanları uyarmaktayız.
Tövbe
konusundaki diğer ayetleri bulmak için Diyanet İşleri Başkanlığımız
yayınlarından olan Kur’an-ı Kerim Meali’nin fihristine bakılabilir.
Tövbe
edenlerin nitelikleri, tövbenin kabul şartları, tövbesi kabul edilmeyenler
hakkındaki ayetler için bakınız ; Nisa, 4/16-17-18, Zümer, 39/53; Tahrim,
66/3-4, 8;
V- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ
مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا يَوْمَهَا . فَإِنَّ اللَّهَ
يَنْزِلُ فِيهَا لِغُرُوبِ الشَّمْسِ إِلَى سَمَاءِ الدُّنْيَا
فَيَقُولُ أَلاَ مِنْ مُسْتَغْفِرٍ فَأَغْفِرَ لَهُ أَلاَ مُسْتَرْزِقٌ
فَأَرْزُقَهُ أَلاَ مُبْتَلًى فَأُعَافِيَهُ أَلاَ كَذَا أَلاَ كَذَا حَتَّى
يَطْلُعَ الْفَجْرُ
“Şaban
ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun.
Çünkü Yüce Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar (olan sürede) dünya
semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim!
Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!.. Başka
isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim”.
der.
عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ اللَّهَ لَيَطَّلِع فِي
لَيْلَةِ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَيَغْفِرُ لِجَمِيعِ خَلْقِهِ إِلاَّ
لِمُشْرِكٍ أَوْ مُشَاحِنٍ "
Peygamber
s.a.v.’den gelen bir rivayette ise "Allah Taala (c.c), Şa'ban ayının onbeşinci
gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder. Müşrikle, müşahin (kindar bencil) bu
aftan yararlanamazlar."
Merhum
Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR’ın Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde
belirtildiğine göre anne ve babasını incitenler, büyücüler, başkalarına kin
besleyenler içki düşkünleri bu gecenin faziletinden yararlanamazlar”.
خَمْسُ لَياَلٍ لا تُرَدُّ فِيهِنَّ الدَّعْوَةُ: أوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ رَجَبٍ،
وَلَيْلةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبانَ، وَلَيْلةُ الجُمُعَةِ، وَلَيْلةُ الْفِطْرِ،
وَلَيْلةُ النَّحْرِ
Başka bir
hadiste ise "Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Bunlar
Recebin ilk (cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan
Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.
Bu
sebeple Müslümanlar bu geceleri hep ihya etmişlerdir.
إنَّكَ ما دَعَوْتَني وَرَجَوْتَني غَفَرْتُ لكَ عَلَى مَا كَانَ فِيكَ ولا
أُباَلي. ياَ ابْنَ آدمَ لوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ
اسْتَغْفَرْتَنيِ غَفَرْتُ لَكَ ولا أُبالي. يا ابنَ آدمَ إنَّكَ لوْ أتَيْتَني
بِقُرابِ الأَرْضِ خَطَاياَ ثُمَّ لَقِيتَني لا تُشْرِكُ بِي شَيْئاً لأتَيْتُكَ
بِقُرابِهَا مَغْفِرةً".
Enes b.
Malik (r.a.) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim
dedi:
“Allah
Teâlâ şöyle buyurdu:
Ey
Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin
günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni
bağışlarım.
Ey
Âdemoğlu! Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da benden affını
dilesen, seni affederim.
Ey
Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla karşıma gelsen; fakat bana
hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, şüphesiz ben de seni yeryüzü dolusu bağışla
karşılarım.”
Hz. Âişe
validemiz Peygamberimizi tanıtırken şöyle buyurmuştur:
عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَقَدْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ
فَخَرَجْتُ أَطْلُبُهُ فَإِذَا هُوَ بِالْبَقِيعِ رَافِعٌ رَأْسَهُ إِلَى
السَّمَاءِ فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ أَكُنْتِ تَخَافِينَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ
عَلَيْكِ وَرَسُولُهُ " قَالَتْ قَدْ قُلْتُ وَمَا بِي ذَلِكَ وَلَكِنِّي
ظَنَنْتُ أَنَّكَ أَتَيْتَ بَعْضَ نِسَائِكَ . فَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ
تَعَالَى يَنْزِلُ لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا
فَيَغْفِرُ لِأَكْثَرَ مِنْ عَدَدِ شَعَرِ غَنَمِ كَلْبٍ "
"Bu gece
(Şaban'ın onbeşinci gecesi) Peygamber (s.a.v.)’i (odanın içinde) aramaya
başlamıştım ki (O’nu) başını secdeden kaldırırken buldum. Buyurdu ki:
“Ey Aişe,
Allah ve Rasulü’nün seni korkutmasından mı korktun? dedim.
Hz. Aişe
validemiz “Diğer hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim” dedi.
Peygamberimiz buyurdu ki Allah Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (bu gecede) dünya
semasına iner, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları
bağışlar.".
VI-
Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar
Konu ile
ilgili ayetlerin tefsirlerine bakılabilir. (Örneğin Hak Dini Kur’an Dili ve
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Kur’an Yolu isimli eserlere
bakılabilir.)
Konu ile
ilgili hadisler için Wensinck, Concordance isimli eserine bakılarak ilgili
hadislere ulaşılabilir. Örneğin “B-r-e” maddesi için bkz. I/162-165 (Beril
Matbaası, 1943-Leiden).
Diğer
kaynaklara da müracaat edilebilir. Örneğin:
Türkiye
Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi “Kandil” maddesi XXIV/300-301
Türkiye
Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi “Berat Gecesi” maddesi V/475-476
|