|
Medet COŞKUN
I- Konunun
Plânı
A. Sevginin anlam ve mahiyeti
B. Allah sevgisi
C. Allah’ın kulu sevmesi
D. Kulun Allah’ı sevmesi
E. Bu sevginin belirtileri
F. Kur’anı Kerimde sevgi kavramı
G. Hadislerde sevgi kavramı
H. Kulun Allah’ı sevmesinin;
1- Psikolojik faydaları
2- Bu sevginin bir
yansıması olarak sevginin toplumsal faydaları
3- Sevginin hakim olduğu
toplumlarda kardeşlik barış ve güvenin yerleşmesi
I. Sevgi toplumunu oluşturmak için yapılması
gerekenler:
1- Allah (cc)’nun sevgi konusundaki emirlerini bilmek
ve bunu hayata geçirmek
2- Sevginin açmayacağı hiçbir kapının olmadığını
bilmek
3- Sevgiden yoksun bir toplumun ne kadar çekilmez
olduğunu bilmek
4- Sevgi, dostluk ve kardeşliğin islam dininin
ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırdan çıkarmamak
5- Hz. Peygamberin sevgi,dostluk ve saygıyla ilgili
ashabına olan davranışlarını bilmek ve bunları örnek almak
6- Sevginin imanın bir gereği olduğunu bilmek
7- Allah’ı ve Rasul’ünü her şeyden daha çok sevmek
II- Konunun
Açılımı ve İşlenişi
Konuya
sevgi kavramı açıklanarak başlanır ve Allah sevgisinin ne anlama geldiğiyle
ilgili ayetler ve hadislere başvurularak geniş bir şekilde konu ele
alınır.Vaazın ilerleyen bölümlerinde kişinin Allahı sevmesinin ne anlama geldiği
ve bu sevginin sonucunda neleri yapıp nelerden de kaçınması gerektiğine işaret
edilir. Allah’ın sevdiği bir kul olabilmek için nelerin yapılması gerektiğine
değinilerek insanların bir sonraki bölümde vasıflarını sayacağımız insanlardan
olması gerektiğine dikkat çekilmelidir.Bu bölümde Allah’ın sevdiği insanların
güzel davranışlarından örnekler verilir.
III- Konunun
özet sunumu
Kişinin
Allah’ı sevmesi O’nun kur’anda belirttiği güzel vasıflara sahip olmasıyla
mümkündür.Bir insanın öncelikle mü’minlerin Kur’an’daki özelliklerini
öğrenmesi ve bunları hayatında yaşaması gerekir. Kur’anda açıklanan mü’minlerin
özelliklerinden bazılarını şöylece sıralayabiliriz:
Allah,
güzellik sergileyen, Allah'ı görür gibi O'na kulluk yapanları (Bakara,2/ 195)
;), tevbe edenleri ve temizlenenleri: (Bakara,2/ 222) , Rasûlullah'a tâbi olup
uyanları: (Âl-i İmrân,3/ 31) , takvâ sahibi muttakîleri, (Âl-i İmrân,3/ 76),
sabredenleri: (Al-i İmrân,3/ 146), adil olanları: (Mâide,5/ 42), (Hucurât,49/
9)... sever.
Yine
Allah , aşırı gidenleri: (Bakara, 2/190) , fesâdı/bozgunculuğu: (Bakara,2/
205), fâsidleri/bozguncuları: (Mâide, 5/64), günahlarda ısrar eden nankörleri,
fâizle uğraşanları: (Bakara, 2/276) , kâfirleri, Allah'a ve Rasûlüne itaat
etmeyenleri: (Âl-i İmrân, 3/32), zâlimleri: (Âl-i İmrân, 3/57, 140),
şımarıkları: (Kasas, 28 /76), kendini beğenip böbürlenen kimseleri: (Nisâ,
4/36), (Lokman, 31/18 ), hâin günahkârları: (Nisâ, 4/107), isrâf edenleri:
(En'âm, 6/141, A'râf, 7/31)...sevmez.
IV- Konu
işlenirken başvurulabilecek bazı ayetler
Allahın
sevdiği ve sevmediği insanlarla ilgili tüm ayetleri verme imkanı olmadığından
sadece birkaç tane ayet-i kerimeyi vermekle yetineceğiz, diğerlerinin ise ayet
numaralarını vereceğiz.
Allahın sevdiği
insanlar;
الَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي السَّرَّاء وَالضَّرَّاء وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ
وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
“Onlar
bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları
affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.”
لَيْسَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْالصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ فِيمَا
طَعِمُواْ إِذَا مَا اتَّقَواْ وَّآمَنُواْ وَعَمِلُواْالصَّالِحَاتِ ثُمَّ
اتَّقَواْ وَّآمَنُواْ ثُمَّ اتَّقَواْ وَّأَحْسَنُواْ وَاللّهُ يُحِبُّ
الْمُحْسِنِينَ
“İman
edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman
ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları
ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik
ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarndan dolayı bir günah yoktur. Allah
iyilik edenleri sever.”
بَلَى مَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ وَاتَّقَى فَإِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ
“Hayır!
(Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı
gelmekten sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever.”
Allahın
sevmediği insanlar;
إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَن كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراً
“Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”
لاَ جَرَمَ أَنَّ اللّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ إِنَّهُ لاَ
يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِرِينَ
“Şüphe
yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O,
büyüklük taslayanları hiç sevmez.”
Konu ile ilgili
faydalanılabilecek diğer ayetler ise şunlardır:
Ali
imran, 3/148 ; Bakara 2/195; Ali imran, 3/31; Âl-i İmrân, 3/159; Âl-i İmrân,
3/134; Âl-i İmrân, 3/148; Mâide, 5/13, 93; Tevbe, 9/108; Saff, 61/4;
Mümtehıne,60/ 8; Kasas, 28/77; Rûm, 31/45; Şûrâ, 42/40); Hadîd,
5723; Nahl, 16/23; Hacc, 22/38 ; Enfâl, 8/58; Nisâ, 4/148; Mâide,
5/87; A'râf, 7/55
V- Konu
İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ
“Kişi
sevdiği ile beraberdir.”
وَعَنْﺃﻧﺲ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال. سَمِعْتُ رَسُولَ اللّهِ يَقُولُ:ﻻ يُؤمِنُ
أحَدُكُمْ حتّى أكونَ أحبَّ إليهِ من والدِهِ وولدِِهِ والنّاسِ أجْمَعِين.
Hz. Enes
(radıyallahu anh) bildiriyor; Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle
buyurmuştur: "Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan
daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz"
وَعَنْ ﺃﻨﺲرَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قالَ رَسُولُ اللّه ( ﺹ) ﻻ يُؤْمِنُ
اَحَدُكُمْ حتَّى يُحِبَّ ِﻻَخِيهِ ماَ يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
Yine Hz.
Enes (radıyallahu anh)'in rivayetine göre Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)
şöyle buyurmuştur: "Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe
gerçek imana eremez..”
وعن ابن المسيب رَضِيَ اللّهُ عَنْه: أنَّهُ كَانَ يَقُولُ: إنَّ اللّهَ تَعالى
طَيِّبٌ يُحِبُّ الطِّيبَ، نَظِيفٌ يُحِبُّ النَّظَافَةَ، كَرِيمٌ يُحِبُّ
الْكَرَمَ، جَوَادٌ يُحِبُّ الجُودَ، فَنَظِّفُوا أفْنِيَتَكُمْ، وَلآ تَشَبَّهُوا
بِالْيَهُودِ.
İbnu'l-Müseyyeb'den rivayet edildiğine göre demiştir ki: "Allah Teâlâ Hazretleri
münezzehtir, (halde ve sözde) nezîh olanı sever; nâziftir, nezâfeti sever;
kerîmdir, keremi sever; cömerttir, cömertliği sever. Öyle ise avlularınızı
temizleyin ve yahudilere benzemeyin."
Dinimizce
insanlarda bulunması gerekli olan bazı övgüye değer sıfat ve hasletler Allah'a
nisbet edilerek yüceltilmiştir. İnsanın bu sıfatlarla bezenmesi teşvik
edilmektedir.
وعن أبِى ذَرٍّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ( ﺹ): ثَلاَثَةٌ
يُحِبُّهُمْ اللّهُ، وَثلاَثَةٌ يُبْغِضُهُمْ اللّهُ: فأمَّا الثلاَثَةُ الَّذِينَ
يُحِبُّهُمْ فَرَجُلٌ أتَى قَوْماً فَسألَهُمْ بِاللّهِ وَلَمْ يَسْألْهُمْ
بِقَرابَةٍ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُمْ فَمَنَعُوهُ، فَتَخَلّفَ رَجُلٌ بِأعْقَابِهِمْ
فأعْطَاهُ سِرّاً لآ يَعْلَمُ بِعَطِيَّتِهِ إلاَّ اللّهُ وَالَّذِى أعْطَاهُ،
وَقَوْمٌ سَارُوا لَيْلَتَهُمْ حَتّى إذَا كَانَ النَّوْمُ أحَبَّ إلَيْهِمْ مِمَّا
يُعْدَلُ بِهِ فَنَزلُوا. فقَامَ رَجُلٌ يَتَمَلَّقُنِى وَيَتْلُو آيَاتِى،
وَرَجُلٌ كَانَ في سَرِيَّةٍ فَلَقِىَ الْعَدُوَّ فَانْهَزَمُوا فأقْبَلَ
بِصَدْرِهِ حَتّى يُقْتَلَ أوْ يُفْتَحَ لَهُ، وَأمَّا الثََّلاَثَةُ الَّذِينَ
يُبْغِضُهُمُ اللّهُ: فَالشَّيْخُ الزَّانِى، وَالْفَقِيرُ الْمُخْتَالُ،
وَالْغَنِيُّ الظَّلُومُ .
Hz. Ebu
Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki:"Üç kişi vardır, Allah onları sever, üç kişi de vardır Allah
onlara buğzeder.Allah'ın sevdiği üç kişiye gelince: "Bir adam bir cemaate gelir,
onlardan Allah adına birşeyler ister, kendisiyle onlar arasında mevcut bir
yakınlık sebebiyle istemez. Onun başvurduğu kimseler, istediğini vermezler.
İçlerinden biri cemaatin arkasına kayıp, isteyen kimseye gizlice ihsanda
bulunur. (Öyle gizli verir ki) onun verdiğini sadece Allah'la ihsanda bulunduğu
adam bilir.(İkinci adam ise:) Bir cemaat yoldadır. Gece boyu da yürürler. Derken
(yorulurlar ve) uyku herşeyden kıymetli bir hal alır. Konaklarlar, [başlarını
koyup yatarlar.] Bir adam kalkıp bana karşı tevazu ve tazarruda bulunur,
ayetlerimi okur.(Üçüncü adama gelince:) Seriyyeye katılmıştır. Seriyye düşmanla
karşılaşır, hezimete uğrarlar. Ancak o ilerler, öldürülünceye veya başarıncaya
kadar savaşmaya devam eder.Allah'ın buğzettiği üç kişiye gelince: Bunlar zâni
ihtiyar, kibirli fakir, zâlim zengindir."
وعن أبى سعيد الخدري رضِىَ اللّهُ عنهُ قال: قال رسولُ اللّه( ﺹ):: خَصْلَتَانِ
َﻻتَجْتَمِعاَن ِ في مُؤْمِنٍ: الْبُخْلُ، وَسُوءُ الْخُلْقِ
Ebu Saîd
el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki: "İki haslet vardır ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar:
Cimrilik ve kötü ahlâk."
VI-
Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar
Hadisler:
Buhâri, İman 8; Müslim, İman 69; Buhârî, İman 9; Müslim, İman 67; Tirmizî,
İman 10, Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66; Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5;
Müslim, Birr 65; Tirmizî, Birr 18; Nesâî, Zekât 67; Buhârî, Edeb 27;
Müslim, Birr 66; Ebû Dâvud, 3, hadis no: 4599; Buhârî, İman 7; Müslim,
İman 71-72; Tirmizî, Kıyâmet 59; Nesâî, İman 19, 33; İbn Mâce,
Mukaddime 9; Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58; Ebû Dâvud, Edeb 38, 60;
Tirmizî, Hudûd 3, Birr 19; İbn Mâce, Mukaddime 17; Tirmizî, Birr 18;
Müslim, Birr 32; Buhârî, Edeb 57; Ebû Dâvud, Edeb 47; Tirmizî, Birr 24;
İbn Mâce, Duâ 5; Buhârî, Nikâh 45, Edeb 57, 58, Ferâiz 2; Müslim, Birr
28-34; Ebû Dâvud, Edeb 40; Tirmizî, Birr 18
Hak Dini
Kur'an Dili, Elmalılı Hamdi Yazır, Azim Y. c. 1, s. 471-478;
Tefhimu'l
Kur'an, Mevdudi, İnsan Y. c. 1, s. 117-118;
El-Câmiu
li-Ahkâmi'l-Kur'an, İmam Kurtubi, Buruc Y. c. 2, s. 439-442;
İyi
Müslüman, İsmail Lütfi Çakan, T.D.V. Y;
Sevgi
medeniyeti : (Allah’da kul, kulda Allah sevgisi), Raşit Küçük, İstanbul :
Rağbet Yayınları, 2002.
|