|
Zararlı Alışkanlıklar
Yüce Allah insanoğlunu en mükemmel şekilde yaratmış
ve hayatını devam ettirmesi için sağlıklı bir vücut vermiştir. İnsanoğluna
verilen bu beden kendisine emanet bırakılmış yanlış ve zararlı yollarda
kullanılmaması tavsiye edilmiştir. Hem yaratan tarafından, hem O’nun gönderdiği
elçiler tarafından, hem de konun uzmanları tarafından bedenimize karşı duyarlı
davranmamız istense de, insanoğlu kendisine zarar verecek birçok alışkanlığın
peşine düşmüş dünyasını ve ahiretini perişan etmiştir. Bugün sizlerle beraber
günümüzde çok yaygınlaşan zararlı alışkanlıklar üzerinde duracağız, dini
hükümleri ve sağlığımıza zararlarını tıbbi veriler ışığında değerlendirmeye
çalışacağız.
Alkol Kullanımı
Günümüzde yaygın olarak kullanılan zararlı
alışkanlıkların başında alkollü içecekler gelmektedir. İnsanlar eğlencelerine
üzüntülerine alkollü içecekleri ortak etmişler, sevinçlerini onunla üzüntülerini
ise efkar dağıtmak amacıyla onunla gidermeye başlamışlardır. Oysaki hem içine
hem de yaşanılan topluma sayısız zararları olan alkollü içecekler Yüce Rabbimiz
tarafından haram kılınmıştır. Cenab-ı Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ
وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ
مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
"Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapınmaya mahsus)
dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için
bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz.”
Aynı sürenin bir sonraki ayetinde alkollü içeceklerin insanlara vermiş olduğu
zarar ve alkollü içeceklerin haram oluşunun hikmet yönü şöyle ifade
edilmektedir.
إِنَّمَا يُرِيدُ
الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ
وَالْمَيْسِرِ
وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ
فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ
“Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve
kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz
(hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”
Bugün alkol oranı az olması sebebiyle bazı
içeceklerin kullanımı sanki mümkünmüş gibi telakki edilmektedir ki, ister az
olsun ister çok olsun içinde alkol bulunan içecekler dinimizde haram
kılınmıştır. Bir hadisinde Sevgili Peygamberimiz bu hususu şöyle ifade
etmektedir.
كُلُّ شَرابٍ أسْكَرَ فَهُوَ حَرَامٌ
"Sarhoşluk veren her içki haramdır."
Bir başka hadiste Peygamber Efendimiz "Her
sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir
şeyin tek avucu da haramdır."
buyurarak, alkollü içeceklerin –ister alkol oranı az olsun ister çok olsun-
tamamından uzak durulması gerektiğini ve bu içeceklerin bizlere haram olduğunu
bildirmektedir.
Sarhoşluk veren alkollü içecekleri içmek nasıl
yasaklanmışsa bu içecekleri satış noktasına gelinceye kadarki sürede çalışılması
da aynen yasaklanmıştır. Bir hadiste Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti:
"(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik
yapana, (imalathâneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike
kadar) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını
yiyene."
Alkollü içeceklerin bedenimize birçok zararları tespit
edilmiştir. Bu hususları ana başlıklar altında şöyle zikredebiliriz.
İçkinin kalbe zararları: Alkol, kalp
ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım
düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî
ölümlere sebep olur.
İçkinin karaciğere zararları:
Karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur,
karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri
zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için
çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin
vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur.
İçkinin böbreklere zararları:
Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez
hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis
yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal
cisimlerin meydana gelmesine yol açar.
İçkinin mide ve bağırsaklara zararları:
İçki mide iç zarında yanma hissi meydana getirir,
mideyi bozar, ağrı yapar, mide hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep
olur. Hazımsızlık, dolayısıyla iştahsızlığa sebep olur. Bağırsak ishallerine,
iltihaplarına ve çalışma düzeninin bozulmasına sebep olur.Zararlı şişmanlığa
meydan verir.
İçkinin akla zararları: İçki akıl ve
hafızayı zaafa uğratır.Kıskançlıklar ve unutkanlık meydana getirir. İrade
kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez bir hale getirir.İçki
beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak çekilmelerine, yüz
ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.İnsan,irade ve dengesini kaybeder.
İçkinin sinir sistemine zararları:
Sinirler alkole karşı hassastır,sinir hücreleri zedelenir. El titremeleri,
tikler, felçlerden tutun, bütün ani ölümlere varıncaya kadar nice felaketlere
sebebiyet verir. Heyecan, telaş, korku, sinir buhranları ve kıskançlık, çeşitli
rûhî bozukluklar, içkinin meydana getirdiği normal hallerdendir.
Dinimizin yasak kıldığı, günümüzde de tıbbin
ilerlemesi neticesinde zararının daha iyi anlaşıldığı alkollü içecekler, sadece
içene değil etrafında bulunan insanlara da zarar vermektedir. Alkollü araç
kullanımından dolayı gerçekleştirilen kazalar ve bunların sonucunda ölüm ve
yaralanmalar meydana gelmekte, alkol alımından sonra akli melekenin
kaybolmasından dolayı cinayetler işlenmekte, ayrıca alkollü içecekleri
tüketenlerin aile hayatlarının bozulduğu görülmekte ve bunun sonucunda da
aileler dağılmakta sosyal hayat altüst olmaktadır. Bu sebeple kişiler ayrıca
alkol sebebiyle kul hakkına girmekte, kul hakkının ise kullar tarafından
affedileceği unutulmamalıdır.
Bu kadar kötülüklerle dolu olan alkollü içeceklere
Sevgili Peygamberimiz tarafından “Ümmü'l-Habâis” kötülüklerin anası denmiştir.
Bir hadislerinde Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu hususu şöyle dile
getirmektedir. "Hamr bütün ahlaksızlıkların (fevâhiş) anasıdır ve büyük
günahların en büyüğüdür. Onu içen, annesine, teyzesine ve halasına saldırabilir"
İnsana ve topluma sağladığı zararlar göz önüne alındığında hepimiz tarafından da
malumdur ki, alkollü içecekler kötülüklerin anasıdır. Bu sebeple sağlıklı bir
dünya hayatı arzu ediyorsak, kendi hayatımızı sıkıntıya sokmak istemiyorsak ve
ahirette de kendisinden razı olacağımız cenneti murat ediyorsak alkollü
içecekleri kullanmamalıyız.
Sigara Kullanımı
Sigara ve sigaraya benzer diğer ürünleri birkaç
boyutuyla ele almakta fayda vardır. Sigara içmenin fıkhi boyutu hakkında çeşitli
görüşler ortaya konmuştur. Ortaya konan görüşler zaman ve şartlar değiştikçe ve
sigaranın kişiye verdiği zararlar tam anlamıyla ortaya çıktıkça ve bu konuda
tıbbi veriler ortaya kondukça değişmiştir. Genel anlamda olay üç ana başlık
altında değerlendirilmektedir.
1. Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir
grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında
dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini
ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür.
2. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi
doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak
nitelendirmişlerdir.
3. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle
tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik
yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram”
saymışlardır.
Sigara ve sigara ürünlerinin hepsinin kişiye maddi ve
bedeni zarar getirdiği, malını israf boyutunda harcamaya götürdüğü ve bazı
insanlar için maddi külfet getirmese bile özellikle orta kesim ve dar gelirli
aileler için maddi anlamda külfet getirdiği, kişiye eşinin ve çocuklarının
hakkına girmesine sebep olduğu aşikardır. Kur’an-ı Kerim’de ise Yüce Rabbimiz
yukarıda saymış olduğumuz hususlar için şunları bildirmektedir.
وَلاَ تُلْقُواْ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ
“Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...”
وكُلُواْ وَاشْرَبُواْ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ
“Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, Çünkü
O, israf edenleri sevmez.”
Sonuç olarak şunu ifade edebilir ki, Hem içene hem de
o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların
ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara
içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene
verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve
kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü
bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve
aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara
içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.
Sigaranın tıbbi boyutu ise, incelenmesi gereken en
önemli hususlardadır. Özellikle tıbbın gelişmesi sigara ve sigara ürünlerinin
insanlar üzerinde bir çok zararları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zararları şu
başlıklar altında zikredebiliriz.
1.Ülkemizde yılda yaklaşık 100 bin
kişi sigara ve bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir.
2.Sigara dumanının içerdiği karbon
monoksit kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç
duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmaktadır.
3.Koroner kalp hastalıklarından ve
bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara
ve dumanından uzak durmaktır.
4.Sigara dumanı; katran, karbon
monoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür ve metan gibi
son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içermektedir.
5.Sigara kullanımı, insan vücudunun
savunma sistemini çökertmekte ve sayısız hastalık ve ölümlere zemin
hazırlamaktadır.
6.Sigara; akciğer, ağız boşluğu,
yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine yol
açmaktadır.
7. Sigara ayrıca; peptik ülser,
kronik bronşit, felç, astım, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik
erimesi ve katarakt hastalıklarına zemin hazırlarken, hamilelerde erken doğum ve
düşük doğum ağırlığı risklerini de beraberinde getirmektedir.
8.Sigara kullanan hamile bayanların
bebekleri fiziksel ve zihinsel özür riskiyle karşı karşıya iken, sigara içen
annelerin sütlerinde bulunan dioxin maddesi ise öldürücü etkiye sahip bir
zehirdir.
9.Sigara içmeyi bir kez deneyen her
dört kişiden üçü sigara tiryakisi olmaktadır.
Bugün sigaranın zararları daha iyi
anlaşıldıkça ve sigara içme yaşının gençlerinde altında ilkokul çağındaki
çocuklara ulaşması sonucunda devletler, bireylerin sigaraya başlamamaları ve
sigara bağımlısı olanları bunlardan uzaklaştırmak için kampanyalar yapmakta,
sigaranın zararlarını içeren filimler, afişler hazırlanarak insanlar
bilgilendirmeye çalışmaktadır. Mesela 9 Şubat günü Dünya sigarayı bırakma günü
olarak ilan edilmiştir. Hem dünyamızı hem ahiretimizi huzura erdirmek
istiyorsak, hem maddiyatımızı hem de bedenimizi sıkıntılardan kurtarmak
istiyorsak, sigara içmeyi bırakmalı, sigara içenlerin sigarayı bırakmaları için
teşvikte bulunmalı, sigara içmemekle bizden sonra gelecek nesillere yaşantımızla
örnek olmaya çabalamalıyız. Unutmayalım ki, bu bedenimiz bizlere Yaratanımız
tarafından emanet olarak verilmiştir. Bize verilen bu emanet hakkında ahiretde
sorguya çekileceğimizi de hatırımızdan çıkarmamalıyız.
Uyuşturucu Maddeler
Günümüzde özelikle gençler arasında en yaygın kullanılan zararlı alışkanlıkların
başında ise esrar, afyon, eroin, kokain, morfin gibi uyuşturucu maddeler
gelmektedir. Ayrıca alkol oranının düşük tutulup sanki zararı yokmuş gibi
sunulması gibi, uyuşturucu maddelerden olan ekstasi (ecstasy) gibi haplarda
gençlere zararları yokmuş ve bağımlılık yapmıyormuş gibi sunulmaktadır. Oysaki
insan vücuduna özelliklede akla zarar veren bu maddelerin hepsi insanlık için
birer tehlikedir. Bir başka madde bağımlılığı ise özellikle sokak çocuklarının
kullandığı, bazı zamk, boya maddeleri gibi ürünlerde bulunan eter, aseton,
benzin, tiner vs. gibi uçucu maddelerin solunum yoluyla alınmasıdır ki, buda
alkolün yaptığı etkiye benzer bir etki yapmaktadır.
İslâm’ın emir ve yasaklarındaki genel amaçlar dikkate alındığında İslâm’ın bu
konudaki yasağının sadece şaraba veya belirli alkollü içkilere mahsus olmadığı,
aklî ve ruhî dengeyi bozan, sinir sistemini uyuşturup beynin işlevlerini
etkileyen, kişinin irade ve düşünme gücünü tamamen veya kısmen yok eden her
türlü keyif verici uyuşturucunun da aynı yasak kapsamına girdiği görülür. Hatta
bugün modern tıp, psikoloji ve toplum bilimleri esrar, afyon, eroin, kokain gibi
uyuşturucu maddelerin insan sağlığı ve toplum düzeni için içkiden de zararlı ve
tehlikeli olduğunda birleşmektedir. Şu halde haram hükmünün illeti olan sarhoş
etme, uyuşturma özelliğini taşıyan maddeleri vücuda almak haram hükmünü alır.
Uyuşturucu maddelerin insanlar üzerinde birçok olumsuz tesirleri vardır. Bunları
şu başlıklar altında zikredebiliriz.
1.Bu maddelerin müşterek özelliği kullananları bağımlı yapmasıdır. Hatta eroinin
bir defa damardan verilmesi dahi, kullanan şahsı bu zararlı maddenin müptelası
haline getirebilmektedir.
2.Bu maddeleri kullanan şahısta aynı tesirin meydana gelebilmesi için, zamanla
kullanılan maddenin devamlı artırılması gerekir ki, buda o maddeye karşı talebin
artması anlamına gelir.
3.Bu tip maddeler hep kanunsuz satıldığı için fahiş fiyatlarla satılırlar.
Şahsın maddeye karşı bağımlılığı artıkça ve alma gücü azaldıkça elde bulunan her
şey harcanmaya başlar, hatta para bulunmazsa hırsızlık yoluna gidilir. Buda
suçun ve suçluların toplum içinde artışına sebep olur.
4.Özellikle eroinman olan insanların sosyal ve ailevi hayatları bozulmaktadır.
Bu maddeleri kullananların ailesine ve çocuklarına karşı ilgisi azalır ki, bu
durumda kişinin istikbalini mahvettiği gibi toplumların da geleceğine zarar
vermektedir. Çünkü toplumların temel taşı ailedir.
5.Madde bağımlılığın bir başka tehlikesi ise vücuda verdiği zarardır. Bu
maddeleri kullananlar manen ve madden adeta çökmüş gibidirler. Asabiyet, ruhi
gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk vs. gibi haller görülür. Ayrıca bağırsak, mide
hastalıkları, karaciğer büyümesi ve yağlanması, böbrek hastalıkları, kansızlık,
deride sivilce ve yaralar ortaya çıkar. Göz adalelerinde felçler gözükür.
6.Madde bağımlılığı kişiyi ölüme götüren bir unsurdur ki, almış olduğu bur
dozdan fazla ekstra bir doz alırsa zehirlenerek ölürler.
Kumar
Kumar, nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimalli bir
şeye bağlı kalarak mal vermek veya almak anlamına gelir. Adı ne olursa olsun bu
özelliği taşıyan para veya mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak bahis
kumardır. Kolaylıkla mal çarpmak veya çarptırmak olduğu için Kur'an'da "meysir"
denilen kumar, kolaylık anlamındaki "yûsr" kökünden gelmektedir.
Kumar İslam Dininde haram kılınmıştır. Alkollü içecekler bahsinde dile
getirdiğimiz ayette Yüce Rabbimiz bu hususu şöyle ifade etmektedir.
"Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapınmaya mahsus)
dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için
bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz. Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza
düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister.
Artık siz (hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”
Ayette de ifade edildiği üzere yasak bakımından alkollü içecekler ve kumar
arasında hiçbir fark yoktur.
Kumar insanlar arasında haksız kazancı ortaya çıkaran bur husustur. Oysaki Yüce
Rabbimiz bir ayette bu fiilin yasaklandığını şöyle bildirmektedir.
وَلاَ تَأْكُلُواْ أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم
بِالْبَاطِلِ
"Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin"
Fert ve toplum açısından kumarın birçok zararları vardır. Bu zararları şöyle
sıralayabiliriz.
1.Kumarda kaybedilen parada ailenin, çoluk-çocuğun, hakkı vardır.
2.Kumarda kazanılan para da meşrû değildir. Kişinin hakkı olmadan haksız bir
kazanç olarak elde edilmiştir.
3. Kumar masası etrafında birleşen insanlar hırslarına yenilirler ve orada,
sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve vakitlerini kaybederler. Kişi ne
kadar para kazansa da durum böyledir.
4.Kumar toplumsal zararlarda meydana getirir. Kumar çalışma hayatının yerine
tembelliğe sevk eder.
5. Kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam,
cinayet gibi kötülükleri de getirir.
6. Kumar âile hayatında düzensizliklere, anlaşmazlıklara,
ihmallere sebep olur.
Sonuç itibariyle zararlı alışkanlıkların hepsi kişinin bedenine zarar vermekte,
maddi hayatını bitirmekte ve manevi hayatını mahvetmekte, sosyal hayattan
kopmalar yaşanmakta, bireylerin birbirleriyle olan diyalogları bitmekte, hem
ferdi hem de sosyal problemler ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple toplumun bütün
kesimleri bu zararlı alışkanlıklara karşı seferber olmalı, öncelikle kendimiz
kullanmayarak örnek olmalı, kullananlara karşı ise itici değil, birleştirici ve
bütünleştirici yaklaşımlarla onları topluma kazandırma yollarını aramalıyız.
Yüce Rabbim dünya ve ahiret hayatımızı sıkıntıya uğratacağımız zararlı şeylerle
buluşturmasın. Bu maddeleri kullanan kardeşlerimizi bu alışkanlıklarını
bırakmayı nasip etsin.
Cumanız mübarek olsun, Allah’a emanet olun.
Ahmet ÜNAL
Vaiz
|