|
Ramazanı Uğurlarken
Tuttuğumuz oruçlarla bedenimizin sıhhate
kavuştuğu, verdiğimiz zekat ve sadakalarla malımızın temizlendiği, maddi ve
manevi hayatımızda birçok güzelliklerin yaşandığı bir ayı sonlandırmak üzereyiz.
Bu gece son kez teravih namazımızı eda edeceğiz. Yarın ise bu seneki Ramazan
ayının son orucunu tutacağız. Bizi Ramazana kavuşturan ve bizlere oruç tutma
fırsatını veren Rabbimize hamd-ü senada bulunuyor, O’nun Sevgili Peygamberi
Efendimiz (s.a.s) salat ve selamda bulunuyoruz. Yüce Allah (c.c.) tuttuğumuz
oruçlarımızı, kıldığımız namazlarımızı, verdiğimiz zekatlarımızı,
sadakalarımızı, hayır ve hasenatımızı kabul eylesin. Bir sene sonraki Ramazan
ayına sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde bütün Ümmet-i Muhammed’i kavuştursun.
Ramazan ayı Efendimiz (s.a.s.)’in ifadesiyle
evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennemden kurtuluş ayı idi. Bu ayda
rahmet bulduk, bu ayın hürmetine İnşallah mağfirete uğradık, bu ayda yapmış
olduğumuz İbadetler ile, insani ilişkilerimiz ile, güzel ahlaklı bir yaşam
sürmek ile Cehennem azabından biraz daha uzaklaştık. Ramazan ayında hayatımıza
aktardığımız bu güzellikleri bir yılımıza ve sonuçta hayatımızın her safhasına
aktarmak, bizlere dünya ve ahiret mutluluğunu getirecektir. Rabbimiz
وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ
“Sana ölüm gelinceye kadar ibadet et”
buyurarak bize bu mutluluğun yolunu göstermektedir.
Ramazan ayını uğurlarken neleri kazandığımızın
öncelikle bir muhasebesini yapalım. Hayatımızda gerçekleştirdiğimiz bu
kazanımların neler olduğunu daha iyi anlar isek ve aklımıza aktarabilir,
gönlümüze idrak ettirebilirsek bu kazanımları hayat boyu sürdürme imkanını
yakalayabiliriz.
Ramazan ayı oruç ayı. Bu ayda Yüce Yaratanımızın
emretmiş olduğu ibadetlerden olan orucumuzu tuttuk. Rabbim oruçlarımızı kabul
eylesin. Oruç ibadeti İslam’ın beş temel şartından biri. Oruç bedenimize sağlık,
gönlümüze huzur, ruhumuza esenlik veren bir ibadettir. Ramazan ayında farz
olarak tutmuş olduğumuz orucu, Ramazan ayından sonrada bazı günlerde nafile
olarak tutmaya devam edelim. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) her haftanın pazartesi
ve Perşembe günlerini, her ayın 14,15,16 günlerini oruçla geçirirdi. Bizlerde
elimizden geldiği kadar nafile oruçlar tutmaya çalışalım. Çünkü oruç nefsani
arzularımızı sınırlandırmakta, bize açlığı tattırarak ihtiyaç sahiplerinin
durumlarını hatırlatmakta, bedenimizi sıhhate, gönlümüzü huzura
kavuşturmaktadır.
Ramazan’dan istifade etmenin yollarından biri de
ve beklide en önemlisi elimize, dilimize ve bütün benliğimize sahip olarak oruç
tutmak idi. Böyle bir oruç bedenimizi ve ruhumuzu olgunlaştırmakta, ahlaken
kemale erdirmektedir. Bedenimizin her azasına oruç tutturmak suretiyle yanlışa
sürüklenmekten kendimizi alıkoyduk. Bu durum kendi faydamızadır. Bu durumu bir
hayat boyu sürdürerek, Allah’ın emrettiği şeyleri yerine getirmeli, yasakladığı
şeylerden de öylece kaçınmalıyız. Dünya ve ahiret mutluluğunu hepimiz arzu
etmekteyiz. Ahirette kaybedenlerden olmayı hiçbirimiz arzulamayız. Ne dünyamızı
yıkmak, nede ahiretimizi hüsranlığa sevk etmek istemeyiz. O zaman inandığımız
derelerimize sahip çıkıp, hepsini hayatımıza aktarmalıyız.
Ramazan ayı Kur’an ayı idi. Bu ayda indirilmeye
başlandığından dolayı Ramazan ayı on bir ayın sultanı kabul edilmiş, bu ayda
oruç tutmak farz kılınmıştır. Yine bu ayda bulunan ve yakın zamanda idrak
ettiğimiz bir gece (Kadir Gecesi) kendisinde Kur’an indirildiğinden dolayı bin
aydan daha hayırlı kabul edilmiş. Bu ayda diğer zaman dilimlerinde okumadığımız
kadar Kur’an okuma, Onunla buluşma imkanımız oldu. Bu buluşma bir yıla sonuçta
bir ömüre aktarılmalıdır. Çünkü Kur’an okuyana sevap getirmekle beraber,
gönüllere şifa veren, inananları rahmete kavuşturan, hidayet rehberi ve nurdur.
Kur’an son İlahi Mesajdır. Kıyamete kadar gelecek olan insanlara Allah’ın bir
lütfüdür. Bu lütuftan istifade etmek ise elimizin altında bulunan ve bize kadar
hiçbir harfi değişmeden gelen Kur’an-ı Kerimi okumak, anlamak ve hayatımıza
aktarmaktan geçmektedir.
İnsan olarak bizler bir arada yaşamak
mecburiyetindeyiz. Üzüntülerimizi paylaşmakla azaltır, sevinçlerimizi ise
paylaşmakla çoğaltırız. İşte Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi en yüksek
mertebeye çıkarmamıza vesile olan bir aydı. Vermiş olduğumuz sadakalar, zekatlar
ve iftar sofralarında buluşmalar toplum olarak kaynaşmamıza çok büyük destek
sağladı. Teravih namazlarında bir araya gelişlerimiz, aynı safta omuz omuza
duruşlarımız, aynı kıbleye yönelmek, aynı Rabbe ibadet etmek ile kardeşliğimiz
perçinleşti. Bu ayda kazandığımız bu birlik ve beraberliği bir ömür boyunca
sürdürmek elbette kendi yararımıza olacaktır. Yunus Emre bu hususu ne güzel dile
getirir:
Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevildim
Dünya kimseye kalmaz
Ramazan ayı yardımlaşma ayıdır. Bu ayda
Zenginlerimiz zekatlarını, imkanı yerinde olanlar fıtır sadakalarını ihtiyaç
sahiplerine ulaştırdı, ulaştırmaya devam ediyor. Eğer bu geceye kadar zekatımızı
ve fıtır sadakalarımızı vermemiş isek, bayram sabahına üzüntü içerisinde çıkmak
istemeyen kardeşlerimize lütfen bu sadakalarımızı ulaştıralım. Peygamber
Efendimiz (s.a.s.) bir hadisini yeniden hatırlatmak isterim. “Müslüman
Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin
ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman’dan bir
sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.
Bir Müslüman’ın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”
Ramazan ayı Sevgili Peygamberimizin müjdesiyle
günahlara kefaret ayıdır. Nitekim Hz. Peygamber bu hususu şöyle dile
getirmektedir: "Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki Cuma
ve iki Ramazan, aralarında işlenen küçük günahlara kefarettir."
Ramazan ayında günahlardan arınmak suretiyle gönül dünyamızı durulaştırdık ve bu
vesile ile günahlarımızı gözden geçirip yapmış olduğumuz hataları düşünme
fırsatımız oldu. Bugün, Ramazan ayının bize kazandırmış olduğu bu huzurla bir
daha bu hatalara dönmemeye söz verme zamanıdır. Çünkü bir daha günahlarımıza
tövbe etme fırsatı bulamayabiliriz.
Bu ay bize sabrı öğretti. Nefsani isteklere
sabır, şeytani vesveselere sabır, açlığa ve susuzluğu sabır, insanlardan
gelebilecek olan sıkıntılara sabır hep bu ayın bizlere sunmuş olduğu
güzelliklerdir. Bu sabrı hayat düsturu haline getirmeliyiz.
Ramazan ayı bitmek üzere. Bir gün sonra
kendisine veda edeceğiz. Bir sonrakine ulaşamayabiliriz. Bir sonraki Ramazanın
feyiz ve bereketinden istifade edemeyebiliriz. Elde olanı değerlendirebilenler
mutlu olmaktadır. Elde olmayanın peşine düşmek kişiye zarar vermektedir. Sonuç
itibariyle namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerimizi yerine getirmekle mükellefiz.
Bu ibadetleri yapmak suretiyle görevimiz tamamlanmış değildir. Güzel bir ahlaka
sahip olmak insanlarla olan ilişkilerimizi Rabbimizin rızasına uygun hale
getirmekte başta gelen vazifelerimizdendir. Bu sebeple Ramazan ayında mümkün
olduğu kadar kötü söz, küfürlü ve kaba sözler söylemeye çalıştık bu tutumuzu
devam ettirelim. İnsanlara karşı yanlış bir davranışta bulunmama özen gösterdik,
kavgadan gürültüden, şamatadan uzak bir zaman dilimi geçirdik, böyle bir
yaşantıyı bir yıla nihayetinde hayatımıza aktaralım. Bu ayda kötü
alışkanlıklarımızı, zararlı şeyleri bir tarafa bırakıverdik yeniden elimize
almayalım. Kalp kırmayalım, gönül yıkmayalım. Sevgi yüklü bireyler olarak güzel
bir toplumu oluşturalım. Unutmayalım ki;
Bir kez gönül yıktın ise
Şu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin gözün yumaz değil
Hayat, bize verilen en büyük nimetlerin başında
gelmektedir. Bu hayatı başarı ile sona erdirmek için Ramazan ayında kazanmış
olduğumuz değerleri bir ömre yaymak ve hayatımızın son safhasına kendimizi
hazırlamak elbette yapacağımız en akıllıca iş olacaktır.
Vaazımızı Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i
şerifiyle bitiriyorum: "Allah'ın en çok sevdiği ibadet az da olsa devamlı
olanıdır."
Yüce Rabbim yapmış olduğumuz ibadetlerimizi,
hayır ve hasenatımızı kabul eylesin, Kendi rızasına uygun davranışlar
sergilemeyi nasip eylesin. Bizleri bayram sabahına ulaştırsın. Ramazan ayında
elde ettiğimiz bütün güzellikleri bir yıla ve nihayetinde bir ömre aktarmayı
nasip eylesin. Geceniz mübarek olsun. Allah’a emanet olun.
www.guncelvaaz.com
Ahmet ÜNAL
Vaiz
|