|
Ramazana Hazırlık ve Teravih Namazı
Bu gece
ilk teravihle kendisini karşılayacağımız Ey Ramazan! Bizden razı olmuş bir
şekilde ayrılmanı Rabbimizden diliyoruz. İlk Teravihin heyacanıyla sana
kavuşuyoruz. Sonsuz hamd olsun, Sonsuz şükürler olsun, bu güne eriştiren
Rabbimize. Salat ve Selam olsun O'nun Resulü Efendimiz Hz. Muhammed Mustafaya
(s.a.s.) ve Ashabına ve Ehl-i beytine. Bu aydan istifade etmek isteyenler için
bugün hesap vaktidir. Geçmişin muhasebesinin yapılma vaktidir bu gece. Bu
geceyle kendisine merhaba diyeceğimiz Ramazandan en güzel şekilde istifade etme
yollarının aranma vakti olmalıdır Bu Gece. İlk teravihin heyacınını son
teravihimize aktarmak için, ilk sahurumuzun bereketini son sahurumuza aktarmak
için, ilk iftarımızın güzelliğini ve özelliğini son iftarımıza aktarmak için
vesileler aranma vaktidir Bu Gece.
Yaşamış
olduğumuz bu hayatın her bir devresi için nice hazırlıklar yapmışızdır. Sünnet
olmuşuzdur ailemiz bizler için hazırlıklar yapmıştır. İçinde bulunduğumuz durumu
rahat atlatabilmemiz için. Askere gitmişizdir. Bizim için hazırlık yapmışlardır,
uğurlama törenleri düzenlenmiştir, Vatan borcumuzu en güzel şekilde yerine
getirmek için. Düğün hazırlığımız bizler için bir başka dönüm noktasıdır.
Hayatımızın bu en önemli gününe aylarca hem biz hem ailemiz hem de eşimizin
kendisi ve ailesi nice hazırlık yapmıştır. Gelinlik kızlar bu gün için nice
çeyizler düzmüşlerdir. Nice gelinlik provası yapılmıştır. Bir günü ve ondan
sonraki bir hayatı mutlu geçirmek için nice hazırlıklar yapmışızdır. Çocuğumuz
olmasına yakın onun için hazırlıklar yapmışızdır. O daha doğmadan ona yataklar,
onun için en güzel elbiseler hazırlamışızdır. Okula giden evlatlarımız için okul
hazırlığı yapmaktayız. Daha nice hayat tabloları ve daha nice örnekler.
İnsanoğlu hayat denen bu yolda nice hazırlıklar yaptı ve yaşam sürdüğü müddetçe
daha nice hazırlıklar yapacak.
Hazırlık
yapılan şeyin değeri anlaşıldığı müddetçe ona yapılan hazırlıkta daha güzel
olacaktır. İşte bir ramazan ayına daha kavuşmak üzereyiz. Bu aya hazırlık yapmak
gerek. Bu aya hazırlık derken acaba nasıl bir hazırlık yapmalıyız sorusu
aklımıza gelebilir. Bu sorunun en güzel cevabı ise yine bir soru sorarak
arayalım. Neden bu aya hazırlık yapmalıyız? Bu soru Ramazan ayına ne kadar değer
vermemiz gerektiğini ve hazırlığımızı nasıl yapmamız gerektiğini ortaya
çıkaracaktır.
Ramazan
ayı Kuran ayı. Bu ayda Kuran-ı Kerim indirilmeye başlandı. Ayet-i kerimede bu
husus şöyle bildirilmektedir.
شَهْرُ
رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ
وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ
فَلْيَصُمْهُ
“Ramazan ayı, insanlar için
bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık
delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği aydır. Öyle ise içinizden kim
bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.”(1) Bu aya kıymet verdiren, on bir ayın
sultanı yapan Kur’an-ı Kerim’dir. Kadir gecesi hakeza bin aydan daha hayırlı
kabul edilmektedir. Yine bu aya değer veren Kur’an-ı Kerim’in bu gecede
indirilmiş olmasıdır. Bu sebeple bizlerinde böyle bir değerle değerlenmemiz için
Kur’an-ı Kerim’i hayatımıza aktarmamız gerekmektedir.
Kuran
insanlığın kurtuluşu için gönderilmiş son ilahi kitaptır. Kıyamete kadar gelecek
bütün insanlığın kendisine ihtiyaç duyduğu ve duyacağı hidayet rehberidir.
Doğrular ve yanlışlar Kuran-ı Kerim ile ayrılır. Ramazan ayına hazırlık
yapmalıyız. Çünkü bu ay Kuran ayıdır. Kuran-ı Kerimi öğrenmeye ihtiyacımız var.
Okumaya ve anlamaya ihtiyacımız var. Bu ayda hayatımıza hayat katmaya
ihtiyacımız var.
Ramazan
ayı oruç ayı. Oruç İslam’ın beş temel şartından biri. Bedenimize sağlık,
gönlümüze huzur, ruhumuza esenlik veren bir ibadettir oruç. Ramazan’dan istifade
etmenin yollarından biri de elimize, dilimize ve bütün benliğimize sahip olarak
oruç tutmak olmalıdır.
Ramazan
ayı yardımlaşma ayı. Bu ayda yapmış olduğumuz hayır ve hasenatlar diğer aylara
göre kat kat artmaktadır. Zekatlar bu ayda dağıtılmakta, bu aya özgü olarak
fitreler verilmektedir. Bu ayda yapılan bu yardımlar insanların birbirleriyle
olan diyaloglarını geliştirmekte, birlik ve beraberliği pekiştirmektedir.
İnsanoğlunun hayatını devam ettirebilmesi için gerekli olan şeylerin başında
maddiyat gelmektedir. Maddi hayatı sıkıntı içerisinde geçirenler, hem psikolojik
hem de sosyolojik sıkıntılar yaşayabilmektedir. Kendisiyle barışık olamayan
insanlar etrafıyla da barışık olamamaktadır. Tam tersini de ifade edebiliriz.
Etrafından kendisine değer verilmeyen insan kendisiyle de çelişkiye
düşebilmektedir. Ramazana girerken evimize birçok şey almaktayız. Ramazanın
sofralarımıza getirdiği bereket çok ayrıdır. Başka zamanlarda birkaç çeşit yemek
bir arada olmazken Ramazan ayının bereketi ile birçok çeşit yemeği aynı anda
masalarımızda bulabilmekteyiz. İşte bu noktada sofrasında bir çeşit yemek
bulamayan kardeşlerimizin olduğunu unutmamalıyız. İslam’ın “Kardeşi açken
kendisi tok yatan bizden değildir” temel prensibine uygun hareket etmeliyiz.
Yardımlaşma duygusu insana çok büyük hazlar vermektedir. İnsanlar birbirlerinin
külüne bile muhtaç olarak yaratılmışlardır. Bu yardımlaşma duygusunu Ramazan’da
daha canlı tutabilmek için şimdiden o günlere maddi hazırlık yapmakta fayda
vardır. Başka zamanlarda yardım bekleyen insanlar bu ayda daha bir fazla
beklemektedir. Bu ayda Müslümanların cömert olduğu herkes tarafından malumdur.
Bu sebeple Ramazan ayının bütün gönüllerde daha huzurlu daha mutlu
yaşanabilmesinin yollarından biri maddi yardımlaşmadır. Peygamberimizin (s.a.s.)
bir hadisini sizlerle paylaşmak isterim.
المسلمُ أَخــو المسلم لا يَظلِمُه ولا يُسْلِمُهُ . ومَنْ كَانَ فِي حاجةِ
أَخِيهِ كانَ اللَّهُ فِي حاجتِهِ، ومنْ فَرَّجَ عنْ مُسلمٍ كُرْبةً فَرَّجَ
اللَّهُ عنه بها كُرْبةً من كُرَبِ يومَ القيامةِ ، ومن سَتَرَ مُسْلماً سَتَرَهُ
اللَّهُ يَومَ الْقِيامَةِ
“Müslüman Müslüman’ın
kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını
karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderenin
Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir Müslüman’ın
ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”(2)
Ramazan
ayı Kuran ayı. Bu ayda Kuran-ı Kerim okumak hepimiz için bir vazifedir. Okumakla
yetinmeyip, manasını öğrenmek ve hayatımıza aktarmak ta en önemli
vazifelerimizden birisidir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim öğrenmeye, okumaya,
anlamaya ve idrak etmeye özen gösterelim. Namaz müminin miracıdır. Namaz kişiyi
fuhşiyattan ve fenalıktan korur. Namaz dinin direğidir. Namaz gözümüzün nurudur.
Bu sebeple beş vakit namazımızı kılmaya, teravih namazına katılmaya özen
gösterelim.
Teravih
namazı Sevgili Peygamberimiz tarafından Ramazan aylarında kılınmış olan sünnet
namazdır. Hüküm bakımından sünneti-i müekkede olan Teravih namazı Allah’ın
rızası gözetilerek kılındığı vakit geçmiş günahlara kefaret olmaktadır. Bu
hususta Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimizden aktarılan bir hadisi sizlerle
paylaşmak isterim. Efendimiz şöyle buyurmaktadır.
عن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: كَانَ رَسولُ اللّهِ يُرَغِّبُهُمْ في
قِيَامِ رَمَضَانَ مِنْ غَيْرِ أنْ يَأمُرَهُمْ بِعَزِيمَةٍ فَيَقُولُ: مَنْ قَامَ
رَمَضَانَ إيمَاناً وَاحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ،
Hz. Ebû Hüreyre
(radıyallâhu anh)'nin anlattığına göre: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
onları, kesin bir emirde bulunmaksızın ramazan gecelerini ihyaya teşvik ederdi.
(Bu maksatla) derdi ki: "Kim ramazan gecesini, sevabına inanarak ve bunu elde
etmek niyetiyle namazla (teravih) ihya ederse geçmiş günahları affedilir.(3)
Teravih, Arapça tervîha kelimesinin
çoğulu olup “rahatlatmak, dinlendirmek” gibi anlamlara gelir. Ramazan ayına
mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan sünnet namazın her dört
rek‘atının sonundaki oturuş, tervîha olarak adlandırılmış, sonradan bu kelimenin
çoğulu olan terâvih kelimesi ramazan gecelerinde kılınan nâfile namazın adı
olmuştur.
Teravih, sünnet-i müekkededir.
Kadın ve erkek için orucun değil ramazan ayının sünnetidir. Teheccüt namazı 12
rek‘atı geçmediği halde, teravih namazı yirmi rek‘attır. Yatsı namazı
kılındıktan sonra ve vitirden önce kılınır. Teravihin cemaatle kılınması kifâî
sünnettir. Teravih on selâm ile kılınır ve beş tervîha (dinlenme) yapılır. Yani
her iki rek‘atta bir selâm verilip, her dört rek‘atta bir istirahat edilir.
Beşinci tervîhadan sonra yine cemaatle vitir namazı kılınır.
Peygamberimiz ramazan gecelerini
ihyaya daha fazla önem vermiş olmakla birlikte, rivayetlerden anlaşıldığına göre
bu, o gecelerde Peygamberimizin daha çok sayıda nâfile namaz kıldığı anlamına
değil, gecenin her zamankine göre daha büyük bir bölümünü ibadetle geçirdiği
anlamına gelmektedir.
Teravih
namazının 20 rek‘at olduğu çoğunluk tarafından kabul edilmekle ve Müslümanlar
arasında yerleşik teamül de bu yöndedir.
Mescidlerde teravih namazı cemaatle kılındığı halde, bir özrü olmaksızın cemaatı
terk edip bu namazı evinde kılan kimse, günah işlemiş olmazsa da fazileti terk
etmiş olur. Bu kimse evinde cemaatla kılsa, cemaat sevabını alırsa da,
mesciddeki cemaatın faziletine eremez. Çünkü mescidlerin fazileti fazladır.
Teravih
namazını kılacak kimsenin, teravih namazına veya vaktin sünnetine veya gece
ibadetine niyet etmesi ihtiyat bakımından daha uygundur. Kayıtsız olarak
"namaza" veya "nafile namazına" niyet edilmesi de birçok fıkıh alimlerine göre
caizdir.
Teravih
namazını, her iki rekatta bir selam vererek on selam ile bitirmek daha
faziletlidir. Dört rekatta bir selam da verilebilir. Sekizde, onda veya yirmi
rekatta bir selam vererek bitirmek de caizdir. Fakat böyle kılmak mekruh
sayılmaktadır.
Teravih
vaktin sünnetidir; yoksa orucun sünneti değildir. Onun için hasta ve yolcu gibi
oruç tutmak zorunda olmayanlar için de Teravih namazını kılmak sünnettir.(4)
Bu ayda
sevaplar iki kat yazılmaktadır. Diğer aylarda sevap ne kadar güzelse bu ayda
sevaba gidecek ameller yapmak daha güzeldir. Günah ne kadar çirkinse bu ayda
daha da çirkindir. Bu sebeple haramlardan özellikle ve öncelikle büyük
günahlardan uzak duralım. Aklımızı alan, bizi felakete sürükleyen alkolden,
insanların yaşantılarını perişan eden aile yuvalarını dağıtan zinadan, ölüme
sebep verecek tartışmalardan uzak duralım. Kahvehane köşelerinde harap ettiğimiz
hayatımıza bu ayda çeki düzen verelim. Kumar masalarını bırakalım. Sahura kadar
kağıt oyunları, taş oyunları oynamak suretiyle zamanımızı, malımızı ve hayatımız
israf etmeyelim. Yüce Rabbimiz bir ayette şöyle buyurmaktadır.
إِنَّمَا يُرِيدُ
الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ
وَالْمَيْسِرِ
وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ
“Şeytan içkide ve kumarda
ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan
alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”(5) Sigaranın
zararları sayılmakla bitmemektedir. Ramazan ayı sigara bırakma ayımız olmalıdır.
Bu ayda sabah göstermiş olduğumuz sabrı akşamda gösterebilirsek İnşallah bu
tehlikeli maddeyi hayatımızdan atmış oluruz.
İslam
Dini Müslümanları birbirine manevi kardeş kılmıştır. Bir ayette şöyle
buyrulmaktadır. إِخْوَةٌ
الْمُؤْمِنُونَ إِنَّمَا
“Müminler
ancak kardeştirler.”(6) Ana-baba bir kardeşlerimizin sıkıntılarını gidermek için
çalışıp çabalatma isek, etrafımızda bulunan maddi zorluklar içerisinde olan
kardeşlerimizin de ihtiyaçlarını karşılamak üzerimize düşen bir vazifedir. Bir
hadiste Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor.
«
مثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وتَرَاحُمِهِمْ وتَعاطُفِهِمْ ، مَثَلُ
الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداعَى لهُ سائِرُ الْجسدِ بالسهَرِ
والْحُمَّى »
“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta
bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu
sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”(7)
Ramazan
ayında kabir ziyaretleri çokça gerçekleştirilmektedir. Bu ziyaretlerde ise İslam
Dinine uygun olmayan davranış şekilleri görülmektedir. Kabirler kabirde yatanlar
için mağfiret dilenmesi, ziyaret edenler için ibret alınması gereken yerlerdir.
Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “Kabirleri ziyaret ediniz, Çünkü
bu size ahireti hatırlatır.”(8)
Günümüzde üzülerek
görmekteyiz ki; Kabirler, insanlara yaratılmış olan her şeyin bir gün ölümü
tadacağını hatırlatmalıyken, dünyevi işlere cevap arandığı yerler haline
getirilmiştir. Türbe, yatır ve evliya kabristanları ziyaret edenler, ahireti
hatırlamalı, orda yatanlarında bir gün bu hayatta yaşadıklarını ama bu dünyadan
ayrıldıklarını anlamalı, kendisinin de bir gün kabire gireceğinin farkında
olmalıdırlar. Kur’an okuyarak sevabını onların ruhuna bağışlamalıdır. Bu gibi
işlemlerin dışında cereyan eden hadiselerin kişiye fayda yerine zarar getireceği
unutulmamalıdır.
İbadetlerde Hakkın ve halkın hukukuna riayet iç içedir. Bu sebeple kendisini hem
yaratanına karşı sorumlu, hem de yaşadığı topluma karşı sorumlu görenler,
ibadetlerini, sırtta taşınılan bir yük olarak değil, üzerine basarak yükseklere
ulaştığı bir araç olarak görmelidir. İbadet esasen Hakkın rızası için yapılsa
da, sonuç itibariyle halkın hakkına riayeti de içerir. Ramazan ayında yapmış
olduğumuz ibadetlerin tümünde işte böyle bir manevi boyut vardır.
Ramazan
ayı gelmek üzere. İki gün sonra Rabbimiz nasip ederse kendisine kavuşacağız.
Hazırlıklı olmakta, bedenimizi ve ruhumuzu kendine hazırlamakta kendimizi için
fayda var. Bir sonrakine ulaşamayabiliriz. Bir sonraki Ramazanın feyiz ve
bereketinden istifade edemeyebiliriz. Elde olanı değerlendirebilenler mutlu
almaktadır. Elde olmayanın peşine düşmek kişiye zarar vermektedir. Elde
Ramazanımız var. Ramazanda hikmetler, müjdeler, lütuflar, manevi yağmurlar var.
Hazırlık yapmalıyız Kur’an ayı geliyor. Hazırlık yapmalıyız Ramazan geliyor.
Sonuç
itibariyle şu hususu da vurgulayarak vaazımı sonlandırmak isterim. Kişinin
namazı, orucu, zekatı, haccı ve diğer bütün ibadetleri kendisinin iyiliklere ve
sevaba ulaşmasını sağlar. Ancak Allah’ın rızasını kazanmak için bunlar yeterli
değildir. İbadetlerimizle beraber ahlakımızı da güzelleştirip, ahlaken kemale
ulaşmamız gerekmektedir. Ramazana kavuşurken ahlaken kemale ulaşma yollarını
aramamız gerekmektedir. Sözümüzü Yunus Emre’nin bir dörtlüğüyle bitirelim.
Bir kez
gönül yıktın ise
Şu
kıldığın namaz değil
Yetmiş
iki millet dahi
Elin
gözün yumaz değil
Yüce
Rabbim bizleri Ramazan kavuştursun. Feyiz ve bereketinden istifade etmeyi
bizlere nasip etsin. Daha nice Ramazanlara sevdiklerimizle beraber mutlu ve
huzurlu bir şekilde ulaşmayı nasip etsin.
Geceniz
mübarek olsun. Allah’a emanet olun.
www.guncelvaaz.com
Ahmet ÜNAL
Vaiz
1.
Bakara, 2/185
2.
Riyazü’s-Salihin, Hadis No:246
3.
Buhari, Salatü’t-Teravih, 1
4. Fıkhi
bilgiler için bkz, TDV İslam İlmihali, c.I, s.311, Büyük İslam İlmihali, Ömer
Nasuhi Bilmen, S. 164
5.
Maide, 5/91
6.
Hucurat, 10
7.
Buhârî, Edeb 27
8. İbn
Mace, Cenaiz; 47
|