|
TEMİZLİK İMANDANDIR
Temizlik;
kişinin maddi ve manevi kirlerden arınması, içindeki güzelliğin dışarıya
yansımasıdır. İnsanların takdirini, Rabbimizin rızasını kazanmanın vesilesidir.
Günahlardan arınmanın, mikroplardan korunmanın, huzur ile yaşamanın, gönülleri
kazanmanın, tüm kirlerden yıkanmanın reçetesidir.
Dinimiz;
“oku”, hitabından sonra, “Elbiseni temiz tut” (Müddessir, 4)
emriyle, maddi
temizliği ikinci gündemine almıştır. Ergenlik çağına eren, akıllı, Müslüman her
bireyin, günde beş vakit ifa ettiği namaza başlamadan önce, abdest almasını,
beden, elbise ve ibadet mahallinin temizlenmesini, o ibadetin kabul şartlarından
saymıştır. Ayrıca, “Ey Âdemoğlu, ibadet edeceğiniz zaman temiz
elbiselerinizi giyin”
(Araf, 31) ayetiyle, cemaate; en
güzel elbiselerle iştirak edilmesi istenmektedir.
Sağlığın
korunmasında da, temizliğin rolü büyüktür. Vücudumuzu mikrop ve bakterilerden
koruyabilmek için; yemekten önce ve sonra ellerin yıkanması, dişlerin
fırçalanması, cami, düğün, dernek gibi toplantı meclislerine iştirak
edildiğinde, soğan, sarımsak gibi insanları rahatsız edecek gıdalardan
kaçınılması gerekir. Kılık kıyafetin düzgün, temiz ve ütülü olması, kişinin
muhatabına duyduğu sevgi, saygı ve muhabbetin en güzel göstergesidir.
Atalarımız; “Kişi kıyafetiyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır” sözüyle bu
gerçeği dile getirmiştir.
Dünya
üzerinde, İslam’ın temizliğe verdiği önemi, dinimizi benimsemeyen hiçbir
millette bulmamız mümkün değildir. Peygamberimiz (sav.), temizliği imanın bir
şubesi, dinin yarısı olarak nitelendirmiştir. Her halükarda maddi temizliğe
dikkat çekilmiş, "Misvak ağzı temizler, Rabbi hoşnut eder"
(Buharî, Savm, 27)
sözüyle,
nefrete yol açan tüm eylemlerden uzak durulması istenmiştir.
Bir diğer temizlik
şekli de manevi temizliktir. Duyu organlarının hissedemediği bu temizlik şekli,
düşüncelere bulaşan yanlış, zararlı fikirlerin ayıklanması, kalbe bulaşan manevi
kirlerin gözyaşlarıyla yıkanmasıdır. Yalan söylemek, suçsuz insanları karalamak,
insanların gizli işlerini deşifre etmek, onurlarını incitmek, toplumun birlik ve
kardeşliğini sarsacak, din, akıl, namus, mal ve yaşama hürriyetine karşı yapılan
tüm saldırılar, kalbi kirleten birer virüs ve Yüce Allah’ın benimsemediği yanlış
davranışlardır.
Maddi kirler, su ile
yıkandığı gibi, manevi kirleri oluşturan günahlardan da tövbe ile arınmalıyız.
Güzel duyguları kirleten faydasız sözlerden, hayalleri çökerten çirkin
görüntülerden, hayatımızı karartan kötü alışkanlıklardan uzak durmalıyız. Yüce
Allah’ın rahmetini ummalı, verdiği nimetlere şükretmeli, yaşantımızı kirleten
maddi ve manevi alışkanlıklardan arınmak için her fırsatta, O’na sığınmalıyız.
“…Şüphesiz ki Allah, çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever”
(Bakara, 222)
Ali
İhsan ÇELEBİ
Vaiz - Pazaryeri
|