|
Soru:
Adanmış olan bir adak kesilmeyip yerine parası tasadduk edilebilir mi? Adak
verilen yer bende et fazla var deyip adağı sahibinden habersiz paraya çevirip
kullanabilir mi? Adağı adayan kimse ben adak adadım amma;siz isterseniz parasını
kullanın derse ne olur?
Cevap:
Arapça’da nezir (nezr) diye ifade edilen adak fıkıh dilinde, “bir
kimsenin dinen yükümlü olmadığı ibadet cinsinden bir şeyi kendisi için vâcip
kılması”nı ifade eder. Diğer bir ifadeyle “kişinin farz veya vâcip cinsinden bir
ibadeti yapacağına dair Allah Teâlâ’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç
kılması”dır.
Adak için belli şartlar vardır. Bunlar:
-Adanan şeyin cinsinden bir farz veya vâcip ibadetin
bulunması gerekir.
-Adanan şey bizzat hedeflenen (maksut) ibadet
cinsinden olmalıdır. Abdest almaya, ezan okumaya adak yapılmaz.
-Adanan husus, adayan şahsın o anda veya daha sonra
yapması gereken farz veya vâcip bir ibadet olmamalıdır. Mesela Ramazanda oruç
tutmaya adak yapılmaz.
-Adanan şeyin meydana gelmesi ve yapılması madden ve
dinen mümkün ve meşrû olması, mal ise adayan şahsın mülkiyetinde bulunması
gerekir. Kendi mülkünde olmayan bir maldan, (miras gibi) adak olmaz.
-Adanan fiil Allah’a isyanı, bid’at, günah ve mâsiyeti
içermemelidir. Mesela şu işim olursa alkol içeceğim diye bir adak olmaz.
Herhangi bir şarta veya zamana bağlı olarak yapılmayan
adaklar, adak yapıldıktan sonra gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. Mesela kişi
herhangi bir şarta bağlı olmadan “Allah rızası için şu kadar oruç tutacağım”,
“kurban keseceğim” gibi adakta bulunursa eğer adak için bir gün belirtmişse o
gün, eğer belirtmemişse en yakın zamanda adağını yerine getirmelidir. Herhangi
bir şarta bağlı adaklara gelince, - şu işim olursa oruç tutacağım, okulu
geçersem kurban keseceğim diyen kişi gibi- bu gibi adaklar şartlar oluştuğu anda
hemen adak yerine getirilmelidir.
Kişi eğer para vermek, camiye yardım etmek, yurtlara
yardım etmek amaçlı, yani tasadduk niyetiyle adakta bulunmuşsa bu adağını
istediği yere verebilir. İsterse yardım edeceği yerin ismini belirtse bile, bu
adağını ismini belirttiği yere değil de başka bir yere verebilir.
Kurban kesmeyi adayan kimse bu bağışını başka zamanda
başka yer ve şahıslara verebilir. Kurban kesmeyi adayan kimse bu adak kurbanın
etinden yiyemeyeceği gibi bakmakla yükümlü olduğu kimseler de (anne ve babası,
dede ve ninesi, çocukları ve torunları, hanımı) yiyemez. Şayet yiyecek olurlarsa
yediklerinin bedelini fakirlere tasadduk etmeleri gerekir.
Hanefi mezhebine göre adakta illaki belirli bir malı
veya belirli bir fakiri tayine de itibar edilmez. Cinsi ve miktarı aynı olduğu
müddetçe adak edilen malın cinsi ve miktarı aynı olmak şartıyla başka bir mal
başka bir fakire de, veya adanan yere değil de başka bir yere verilebilir.
Ama burada unutulmaması gereken husus ise, cinsin ve miktarın değişmemesidir.
Sorunuzun da cevabı olması sebebiyle sormuş olduğunuz
soruya örnek vererek konumuz aydınlatmaya çalışalım. Bir kişi bir kurban
adamışsa adadığı küçük baş hayvansa ister koyun keser ister keçi keser fark
etmez. Koyun adasa koyun yerine aynı paraya sahip aynı şartları taşıyan bir keçi
kesse herhangi bir sakıncası yoktur. Büyük baş hayvan adamışsa ister inek ister
manda ister düğe isterse sığır keser bunda farklılık yoktur. İnek adasa düğe
kesebilir, Sığır adasa miktarı aynı olmak şartıyla inek kesebilir. Ancak cins
değişince kurban adayanın adağı gerçekleşmemiş olur. Oruç adayanın oruç
adağı yerine namaz kılamıyacağı gibi, namaz adayanın oruç tutamayacağı gibi,
Kurban adayan kimsenin kurbanın parasını vermekle, veya et fazla olduğundan
dolayı adağı alan kişinin kurbanı değil de parayı kabul etmesi, veya kurban
yerine parasının kullanılmasına müsaade edilmesi caiz değildir.
Sonuç itibariyle adak adayan kendisine bir sorumluluk
yüklemiş demektir. Bu sorumluluk ise ne yüklemişse onu ifa etmekle mümkündür. Bu
sebeple ne adamışsak adadığımız şeyi yerine getirme sorumluluğumuz vardır.
Adadığımız yer, kendisine vermeye söz verdiğimiz şahıslar veya cami gibi okul
gibi yurt gibi yerler değişebilir, yani vermek istediğimiz yerin dışında başka
bir yere verebiliriz. Adadığımız şey ne ise onu yerine getirmemiz gerekir. Cinsi
ve miktarı aynı olmak şartıyla da adadığımız şeyin dışında da aynı cins ve
miktardaki bir şeyle adağımızı gerçekleştirebiliriz.
Yararlanılan Kaynaklar
1.Kasani, Bedaiü’s-sanai, c.6 s.333-362
2.el-İhtiyar, c.4, s.76-78
3.TDV: İslam Ansiklopedisi, “Adak” maddesi, c.1
s.337-340
4.TDV İslam İlmihali, c.2, s.21-25
5.Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, s. 302-306
Ahmet ÜNAL
Vaiz
|