Kurban Kesmek Yerine Sadaka Vermek Yeterlimidir?
Kurban ibadeti,
kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine getirilir. Bunun için kurban
bayramında kesilen kurbanı veya adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere
vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olmaz.
Mezheplerin çoğuna göre
udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise,
kurbanın vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan
çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin;
şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri
de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün
değildir.
Din, felsefi bir
doktrin değildir. Dini hükümlerle ilgili olarak ortaya çıkan yeni meselelerde,
teşri amaç ve şartlarına aykırı olmayacak şekilde yeni düzenlemeler getirilmesi,
her ne kadar caiz ise de; ibadetlerin eda edilişini ve sahih olma şartlarını
ortadan kaldırarak indi, keyfi ve nefsani istekler doğrultusunda değişiklikler
yapılamaz. İslam Dini'ndeki, hatta diğer ilahi ve semavi dinlerdeki kurban
ibadetini, ilkel dinlerdeki anlayışlarla ve uygulamalarla karıştırmak büyük bir
yanlışlıktır.
Kurban ibadetinin dini
delillerinin Kur'an-ı Kerim'de bulunmadığını iddia etmek ve Allah'ın bu çeşit
bir buyruğunun olmadığını ileri sürmek de doğru değildir. Zira Saffat Suresinde
(Ayet: 107); Hz.İbrahim'in oğlu Hz.İsmail'in yerine bir kurbanın, Allah
tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir.
Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:
"... Kendilerine rızık
olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah'ın adını
ansınlar. Işte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun."(Hacc
Süresi, 28)
"Her ümmet için,
Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun
adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık." (Hacc Suresi; 34)
"Biz büyükbaº
hayvanlari da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık.
Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzerine sıralanmış halde
dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yanları yere
yaslandığı zaman da onlardan yiyin, isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da
doyurun. İşte biz, şükredesiniz diye o hayvanları sizin emrinize verdik." (Hacc
Süresi, 36)
"Bu hayvanların ne
etleri ve ne de kanları Allah'a ulaºacaktir: Allah'a ulaºacak olan ancak, sizin
O'nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir." (Hacc Suresi; 37)
Bu ayetlerde zikredilen
hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların
ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah'a
ulaºamayacaginin, asil olanin ihlas ve takva oldugunun bizzat ayetin nazminda
yer almasi bunu ispat etmektedir. Allah'ın, kurbanın etine ihtiyacı olmadığına
göre, hayvanın kesilmesi yerine nakdi tutarının ihtiyaç sahiplerine
dağıtılmasının daha uygun olacağı görüşünü bu ifadelerden çıkarmak doğru
değildir.
Fıkhi hükmü ister
vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın
usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirileceği kesindir. Bedelini infak
etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
Allâh Teâlâ'nın
rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım
etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman'ın önemli vazifelerinden biridir.
Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde
farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak
sunulması doğru değildir.
|