İhmallerimiz ve Yapmamız Gerekenler

(Ekolojik Denge) İhmallerimiz ve Yapmamız Gerekenler

 

الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ  وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ  وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ

 

Muhterem Müslümanlar

Yüce Mevla, muazzam bir alem ve o alem içinde insan yaşamına en uygun olarak Dünya’yı yaratmıştır. Var edilen bu aleme, Rabbimiz tarafından bir denge konmuş, bu dengenin gözetilmesi ve korunması ise insana bırakılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de “Güneş ve Ay bir hesaba göre hareket ederler, bitkiler ve ağaçlar secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) o koydu. Sakın dengeyi bozmayın.”[1] buyrulmaktadır. Bu sebeple, insanın kendisine, ailesine yaşadığı topluma karşı sorumlulukları olduğu gibi, doğal çevreye ve dünya düzenine karşı da sorumlulukları vardır.

Değerli Müminler

İçinde yaşadığımız dünyadan sorumluyuz. Hem de bütün yönleriyle sorumluyuz. Çünkü hem kendimizin hem de bizden sonra gelecek nesillerin sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmesi için yaşam alanlarımızı, doğal zenginliğimizi korumamız gerekmektedir. Güzelim ormanlar, akan dereler ırmaklar, dört bir yanımızı kuşatan denizler, ekip-biçtiğimiz topraklar, nefes aldığımız hava, güneş, ay ve yıldızlar hep bizler için değil mi? Bizler, bize verilen bu nimetleri verilme gayesine göre kullanmalı, zarar vermekten kendimizi alıkoymalıyız. Nitekim Cenab-ı Allah “Size belli ölçüde verdiğimiz nimetleri idareli kullanın. Çünkü her ne kadar bizim katımızda bunlar depolanmış ise de sizin böyle bir deponuz yoktur.”[2] buyurmaktadır.

Aziz Cemaat

Bütün toplumların bir araya gelip çareler aradıkları “ekolojik dengenin bozulması”, insan olarak bizlerin ihmali sonucunda gerçekleşmiştir. Yüce Yaratanımızın bizler için en elverişli yaratığı dünyanın yaşam dengesini, biz kendi ellerimizle bozduk ve bozmaya devam ediyoruz. Sanayileşmenin sonucunda kurulan fabrikalardan asırlardır atılan zehirli atıklarla, ozon tabakasına zararlı spreylerin kullanılmasıyla, Yüce Dinimizin de yasaklamış olduğu israfın had safhaya ulaşmasıyla, çöplerin gelişigüzel çevreye bırakılmasıyla, ormanlara verilen zararlarla, yeşil alanları azaltıp beton yığınlarını çoğaltmakla bu güzelim dünyamızın yavaş yavaş yok olmasına sebep oluyoruz. Çocuklarımıza, torunlarımıza çölleşmiş bir toprak, kirletilmiş denizler, susuz yerleşim alanları, nefes alınamayan bir hava, çıplak dağlar ve vadiler bırakmamak kendi elimizdedir.

Kıymetli Kardeşlerim

“Bu dünyayı ben mi kurtaracağım” gibi çok yanlış sözlere sığınıp, hataları hep başka yerde aramak yerine üzerimize düşen sorumluluğun bilincinde olmalıyız. Çünkü biz insanız, çünkü biz Müslüman’ız.

Hutbemi Sevgili Peygamberimizin çok güzel bir tavsiyesi olan şu benzetmesiyle bitiriyorum. “Bir gemiyi paylaşan ve bir kısmı üstte bir kısmı altta olan insanları düşünün. Altta kalanlar su ihtiyaçlarını gidermek için gemiyi delmek istediklerinde, üstekiler buna mani olmazlarsa gemi batar ve hepsi birden boğulur, eğer mani olurlarsa hepside kurtulur.”[3] 

 Ahmet ÜNAL

       Vaiz



[1] Rahman, 3-6

[2] Hicr, 21

[3] Buhari, Şirket, 6

İslam Alimi

EN GÜNCEL VAAZ SİTESİNDESİNİZ www.guncelvaaz.com

İnternet sayfamızda her hafta güncel vaazlar ve hutbeler istifadenize sunulmaktadır

İlginiz için teşekkür ederiz

Online Ziyaretçiler

124 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi