|
سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ
آيَاتِنَا إِنَّهُ
هُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ
Miraç Kandili
Muhterem Müslümanlar
Bir gece Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s),
Kabe’nin avlusunda uyku ile uyanıklık halinde iken Cebrail (a.s.) yanına gelmiş,
göğsünü açarak kalbini zemzemle yıkamış, sonra Burak denilen bir binite
bindirilerek Kudüs’e oradan da göklere yükseltilmiştir. Burada insanlığa
gönderilen bütün peygamberlerle buluşmuş ve hiçbir varlığın dahi geçme imkanı
bulamadığı Sidretü’l-Münteha’dan refref denilen bir binitle tek başına
yükselmeye devam etmiş, Kendisine evrenin sırları ve meleklerin çalışmaları
gösterilmiştir. Nihayet en sevgiliye Yüce Allah’a kavuşan Efendimiz hiçbir
beşere nasip olmayan bir mucizeyle taltif edilmiştir.
İşte bu gece 29 Temmuz Salı gecesi idrak edeceğimiz Miraç gecesidir.
Peygamber Efendimizin Mekke’den Mescid-i Aksaya
gelmesine İsra, oradan da semaya yükseltilmesine Miraç denmektedir. Kur’an-ı
Kerim İsra hadisesini bizlere şöyle bildirmektedir. “Kendisine âyetlerimizden
bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan
çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.
Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”
Kıymetli Müminler
İsra ve Miraç hicretten bir buçuk yıl önce vuku
bulmuş, Efendimizin mucizelerinden biridir. Miraç sadece Hz. Peygambere değil
O’na inanan bütün insanlara gösterilen bir destektir. Çünkü Allah-u Teala
kendisine iman edip ilahi rızası doğrultusunda çalışılmasını asla karşılıksız
bırakmamıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v)’in amcası Ebu Talib ile şefkatli
hayat arkadaşı Hz. Hatice Annemizi peş peşe kaybetmelerinin üzüntüsünü içinde
taşıdığı ve İslam Dinini insanlara anlatmak için gittiği Taif’te kendisine taşlı
saldırı olduğu bir dönemde Allah’ın katına yükseltilmesi bunun en güzel
göstergesi değil midir?
Çok Kıymetli Kardeşlerim
Miraç Allah’a inanan bütün kulların günahları
olsa dahi mutlaka bir gün cennetle buluşacaklarının müjdelendiği, İslam’ın en
temel ibadetlerinden olan, kılana her gün Miracı gerçekleştiren Namaz’ın
emredildiği, Bakara suresinin son iki ayetiyle “unutma ve hatalardan doğan
sorumlulukların kaldırıldığı, geçmiş ümmetlere yüklenen ağır yüklerin Ümmet-i
Muhammed’e yüklenmeyeceği ve güç yetirilemeyen şeylerin verilmeyeceği”nin
inananlara hediye edildiği bir gecedir.
Aziz Cemaat
Bu gece hatalardan doğrulara, küslükten barışa,
maddeden manaya, günahlardan sevaplara, dünya hırsında manevi güzelliklere, kalp
kırmaktan gönül yıkmaktan sevgiye ve merhamete geçmek suretiyle bizlerde kendi
Miracımızı gerçekleştirmeliyiz.
Hutbemi İsra suresinde bizlere bildirilen ve
dünya-ahiret mutluluğumuzu gerçekleştireceğimiz ilkelerle bitiriyorum.
“Allah’tan başka ilah tanıma, Ana-babaya iyi davran ve onlara öf bile deme.
Akrabaya ve yoksula hakkını ver. Gereksiz yere saçıp savurma. Eli sıkı (cimri)
olma, ölçüsüzce eli açık ta olma. Fakirlik korkusuyla çocuğunu öldürme. Çünkü
seninde çocuğunun da rızkını veren O’dur. Hayasızlık ve çirkinlik olan zinaya
yaklaşma. Allah’ın haram kıldığı cana kıyma. Yetim malına zarar vermek kastıyla
yaklaşma. Ölçüyü doğru terazi ile tart. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına
düşme. Böbürlenerek yürüme. İşte bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir.”
Ahmet ÜNAL
Vaiz
|