|
وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً
إِمَّا
يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُل لَّهُمَا
أُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيماً
Anne Babaya Hürmet
Muhterem Müslümanlar
Dünyaya gelmemize vesile olan, güçsüz ve aciz
konumda iken sevgi, şefkat ve merhametle bizleri büyüten iki değerli varlık anne
ve babalarımızdır. Onlar bizler için yemelerinden içmelerinden kısar, bizlerin
mutluluğu için her türlü ızdırabı kendileri için zevk bilip yetişmemiz için
hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar. Üzerimizde bulunan hakları sebebiyle dünyada
sevgi ve saygıya, hürmet ve hizmet edilmeye en layık insanlar anne
babalarımızdır.
Aziz Müminler
Yüce Rabbimiz kendisine ibadetten sonra
ana-babaya itaati emretmekte, onlara kötülük yapmak şöyle dursun öf bile
dememizi yasaklamakta, kendilerine karşı şefkat ve merhamet yüklü sözcüklerle
hitap etmemiz gerektiğini bildirmektedir. İsra Süresinde bu husus şöyle
vurgulanmaktadır. “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi,
anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da
her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile
deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek
tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup
yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”(1)
Kıymetli Cemaatimiz
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) ana-babanın razı
olmasının Allah’ı razı edeceğini, onlara karşı yapılan kötülüğün ise Allah’ın
gazabını celbettiğini bize şöyle bildirmektedir. “Allah’ın rızası ana-babanın
rızasındadır. Allah’ın gazabı ana-babanın öfkesindedir” (2) Bir başka hadiste
alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz ise şu uyarıyı yapmaktadır.
“İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de,
onlar sebebiyle cennete girmeyenin burnu yerde sürtsün” (3)
Değerli Kardeşlerim
Üzülerek ifade edelim ki, dini duygulardan
uzaklaşıp, faydayı ve maddiyatı ön plana çıkaran görüşlerin ortaya çıkmasıyla,
yalnızlığa itilmiş, meşakkatlerin kucağına terk edilmiş, sahipsiz, gözü yaşlı,
evlat sevgisinden uzak anne babalarla sıkça karşılaşıyoruz. Halbuki kendi inanç
değerlerimize karşı gelseler bile anne babalarımızla iyi geçinip makul tarzda
onlara sahip çıkmayı İslam Dini bizlere emretmektedir.
Toprak tohuma, tohum yağmura , yağmur buluta ne
kadar muhtaç ise, insanda anne babasına öyle muhtaçtır. Sevgilerini yüreğimizde
büyüterek, sözlerimize ve davranışlarımıza yansıttığımız müddetçe onları mutlu
edebiliriz. Ne mutlu anne-babasını mutlu ederek Rabbinin af mağfiretini kazanıp
cennete giren Mümin kullara.
Cevdet KARAKAYA
Demirbel Köyü İmam-Hatibi
Şuhut/Afyonkarahisar
(1)
İsra, 17/23-24
(2)
Tirmizi, Birr, 3
(3)
Müslim, Birr, 9
|