|
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Kul Hakkına Riayet
Muhterem Müslümanlar
Yüce Dinimiz hak kavramına büyük değer vermiş, hakların kaybolmaması için
gerekli tedbirleri almıştır. Bu hakların içerisinde en çok durulanı ise,
şüphesiz kul hakkıdır. Bu sebeple insan, mutlaka kendi hakkının sınırını bilmeli
ve başkalarının hakkına saygılı olmalıdır. Sevgili Peygamberimiz, “Her
Müslüman’ın diğer Müslüman’a malı, ırzı ve kanı haramdır”
buyurmuşlardır. Bu hadis-i şerif bizlere, insanların mallarının, canlarının,
şeref ve haysiyetlerinin her türlü tecavüzden korunmuş olduğunu, İslam Dini’nin
insan haklarına ne büyük değer verdiğini göstermektedir.
Değerli Müminler
İnsanın değeri bilinmeden onun hak ve hukukunun anlaşılması veya ona
gereken değerin verilmesi mümkün değildir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de
“Gerçekten Biz insanı, en güzel bir biçimde yarattık”
buyurarak insanın ne kadar değerli bir varlık olarak yaratıldığını ifade
etmektedir. Kendisine bu üstünlük verilen insan ise, Allah’ın emirlerine uymak
ve yasaklarından da sakınmakla yükümlü tutulmuştur. Gerçek Müslüman, herkesin
hakkına saygı gösterir. Kimsenin hakkına tecavüz etmez, hak yemez ve başkalarına
zulmetmez. Karşılıklı anlaşma olmadan kimsenin malına el uzatmaz. Haksızlığın ve
hırsızlığın ağır vebalini düşünür, ahiretteki hesabının şiddetini ve zorluğunu
aklından çıkarmaz. Çünkü bilir ki, her hak sahibi mutlaka hakkını alacaktır.
Kıymetli Kardeşlerim
Alış-verişte, ölçü tartıda yapılan hilekarlık, her türlü aldatmalar,
dinimizce yasaklanmış, kul hakkının korunmasına dikkat çekilmiş, insanlar
uyarılmıştır. Ahiret hayatına inanan bir Müslüman nasıl olurda kul hakkına
tecavüz eder? Üzerinde kul hakkı bulunan kimse hak sahibiyle helalleşmedikçe
tövbesi kabul olunmaz. Yüce Dinimiz insanlara renk, soy-sop, zenginlik ve
fakirliklerine göre muamele etmeyi yasaklamıştır.
Aziz Müslümanlar
Netice olarak Rabbimizin haklarına riayetle emrolunduğumuz gibi, kul
haklarına da riayet etmekle emrolunduk. Hem kendimizi hem de yaşadığımız
toplumdaki insanları huzursuz edecek fitne ve fesattan, kendimize yapılmasını
istediğimiz şeyleri başkalarına yapmaktan sakınmalıyız. Bütün insanların malını,
canını, namus ve şerefini kendimizinki kadar kutsal olarak tanımalıyız.
İnsanlara hakaret etmekten, maddi ve manevi haklarını zedelemekten, yalan ve
iftiralarla insanların şahsiyetleri ile oynamaktan her zaman uzak durmalıyız.
Hutbemi bir ayetle bitiriyorum. “Ey iman edenler! Allah için hakkı
titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma
olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı
gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz
Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
Yusuf ÇAKICI
Şuhut Atlıhisar Ksb. K. Kursu Öğreticisi
|