|
وَإِذْ تَأَذَّنَ
رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ
عَذَابِي لَشَدِيدٌ
Nimetlere Şükretmek
Muhterem Müslümanlar
Şükür, bizleri şerefli ve mükemmel bir varlık olarak yaratan, çeşitli
kuvvet ve kabiliyetlerle donatan, varlık aleminin sayısız nimetlerini önümüze
seren Rabbimize tazimde bulunmak ve nimetlerine karşı şükran borcumuzu yerine
getirmektir. Yaratanımıza karşı yaptığımız şükrün sonucunda dünya mutluluğunu
elde etmenin yanında Ahiret mutluluğu da söz konusudur. Nitekim hutbemize
başlarken okuduğum ayet-i kerime’de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır.
“Andolsun, şükrederseniz elbette size olan nimetimi artırırım. Eğer nankörlük
ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”
Değerli Müminler
Biraz düşündüğümüz zaman anlamaktayız ki, Cenab-ı Allah’ın bize vermiş
olduğu maddi ve manevi birçok nimeti var. Bütün nimetler ise, bir şükür ister.
İşte bu nimetlere sadece dille şükür yeterli değildir. Bize verilen malın
şükrünü zekat ve sadaka vermekle yerine getirebiliriz. Gözümüzün, kulağımızın,
bedenimizin şükrü bize verilenleri Allah’ın istediği doğrultuda kullanmaktır.
Öğrendiklerimizi başkalarına aktarmak ilmin şükrüdür. Yaşadığımız hayatın şükrü
ise Yaratanımızın emirlerine ve yasaklarına uygun bir hayat sürmektir. Rahman
süresinde Yüce Rabbimiz bilere verdiği nimetleri hatırlatıyor ve otuz bir yerde
“O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz”
diyerek, biz kullarını nimetleri hususunda uyarmaktadır.
Aziz Cemaat
Bizlere verilen sayısız nimetlerin önemini onlardan mahrum kaldıktan sonra
daha iyi anlıyoruz. Bir gözün, bir kulağın, bedenimizdeki herhangi bir organın,
bu günlerde eksikliğini daha çok hissettiğimiz bir damla suyun, bir parça
ekmeğin ve her bir nefesin şükrünü elbette yerine getirmeliyiz. Buna rağmen
Allah’ın verdiği nimetlerin bedelini tam olarak ödemeye kimsenin gücü yetmez.
Hal böyleyken şükretmemek ise nankörlüğün en büyüğü değil midir? Bize en küçük
iyilik yapana teşekkür ediyorken, bizlere verilen bunca nimet için Allah’a
şükürle mukabele etmek boynumuzun borcu değil midir?
Kıymetli Kardeşlerim
Şükrün ölçüsü kanaat etmek, bulunduğu hale rıza göstermektir.
Şükürsüzlüğün mizanı hırstır, israftır, hürmetsizlik ve Allah’a isyandır. Bizi
varlıklar içerisinde en şerefli yaratan, yaratılışımızı güzelleştiren, bize
düşünebileceğimiz aklı, idrak edeceğimiz gönlü veren, nimetlerin en
büyüklerinden olan iman ile şereflendiren ve biz Sevgili Peygamberimize ümmet
yapan Rabbimize sonsuz kez şükrediyor, bize verilen bütün nimetlerin elimizden
alınmaması için Yaratanımıza niyazda bulunuyorum.
Hutbeme bir ayet mealiyle son veriyorum. “Öyle ise, beni (ibadetle)
zikredin ki, bende sizi (rahmetimle) yad edeyim. Bana şükredin ve nankörlük
etmeyin.”
Zeki ÖNDER
Şuhut Başören K. Kursu Öğreticisi
|