İslam'ın İlme ve İlim Adamına Verdiği Değer
إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاء إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ غَفُورٌ
İslam’ın İlme Verdiği Önem
Muhterem Müslümanlar
İlim; İslam’ın kadın erkek her Müslüman’a farz kıldığı kainata ait bilgilerin sistematik şeklidir. İlim insana manevi zenginlik vermesi yanı sıra, yaşadığı topluma uyumlu bir hayat geçirmesini sağlar. Zira ilim sayesinde toplumlar gelişmişlik düzeylerini arttırabilir, hoşgörü ve adalet yolunda adımlar atılır. Bunların yanında topluma faydalı olduğu için amelimiz Salih niyetle ibadet sayılacak ve kişinin takvasını da arttıracaktır. Nitekim mücadele suresinde 11. ayette “Allah içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilmiş olanları derecelerle yükseltsin” denilmektedir.[1] Sevgili Peygamberimiz ilme o kadar değer vermiştir ki bedir savaşında ele geçen esirleri, on Müslüman’a okuma yazma öğretme karşılığında serbest bırakılacaklarını açıklamıştır. Ayrıca bir Hadis-i Şeriflerinde Sevgili Peygamberimiz “Alimin abide üstünlüğü benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir”[2] buyurmuştur.
Değerli Müslümanlar
İlim konusunda Yüce Dinimiz başından beri gereken değeri vermiş, bu sayede Yüce Ecdadımız, devirlerinde önde gelen devletler konumuna ulaşmışlardır. Nitekim ilk göz ameliyatı, cerrahi aletlerin keşfi ve ilk defa kullanılması, astronomi alanında bazı kazanımları Müslüman alimler bularak bütün insanlığın hizmetine sunmuşlardır. Bunun yanı sıra İbn-i Sina’nın tıp, batının kimya babası olarak anılan Fahreddin Razi’nin kimya alanındaki kitabı tam üç yüzyıl ders kitabı olarak okutulmuştur. Mikrobu bulan Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’dir. Ünlü matematikçi Ali kuşçunun matematikte önemli çalışmaları mevcuttur.
Aziz Kardeşlerim
Kuran-ı Kerimde “Kulları içinde ancak alimler hakkıyla Allah’tan korkar”[3], denilerek ilim öğrenmenin bir başka gerekçesi açıklanmıştır. Yüce Dinimizin dünya yüzüne indiği günden bugüne kadar İslam Medeniyeti aynı zamanda bir İlim Medeniyeti olmuştur. Sevgili Peygamberimizin ifadesiyle Müslüman ya ilim öğrenen ya ilim öğreten ya ilmi dinleyen yada bunları yapanlara maddi ve manevi destek veren olmalıdır. Bunların dışında olmak ise kişiyi zarara sürükleyecektir.[4]
Sevgili kardeşlerim
İlim bilen kimse kendini ve insanlık alemini daha iyi tanıyarak Salih ameller işleme noktasında önemli bir kazanım elde etmiş olur. Dünya ve ahiret mutluluğu ilimden geçmektedir ve kötülüklerin anası cahilliktir.
Hutbemi Yunus Emre’nin dizeleriyle bitiriyorum:
İlim ilim ilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Mehmet Fatih Nuri UYSAL
Şuhut Paşacık Köyü Camii İ.H.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İlişkili Diğer Konular |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
Sizden Gelen Makaleler
- Öğrenci, Öğretici ve Cemaat Uyumu
- Büyükler Her gün Hatırlanmalıdır
- Dinin İnsan Hayatındaki Önemi
- Dikenli Dallar Gülüne Hasret
- Özeleştirinin İnsana Katkıları
- Hayır ve Şer Allah'tandır Kavramını Doğru Anlamak
- İslam'ın İnsana Bakışı
- Utanma Duygusu ve Haya
- Şiir (Camiler ve Din Görevlisi)
- Temizlik İmandandır




