|
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
لاَ
تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
قال النبي صلي الله عليه وسلم:
İnsanın
Yaratılış Gayesi
Muhterem
Müslümanlar
Yüce Allah yarattığı insanlara birbirini sevme, hoşgörü ve anlayış
lütfetmiştir. Kini, düşmanlığı ve nefreti yasaklamıştır. İnsan en üstün
vasıflarla ve en güzel bir surette yaratılmıştır. Ayrıca bütün yaratılmışları
insanın emrine vermesi Yüce Yaratıcının insanlığa ne kadar lütuf da bulunduğunun
bir göstergesidir. Kur’an-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları bana kulluk
etmeleri için yarattım”
buyrulmakla insanın asıl yaratılış gayesinin de ibadet olduğu açıkça
vurgulanmaktadır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor. “Birbirinize haset
etmeyin, birbirinize kin gütmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun.”
İnsanoğlu nazlı bir kuş gibidir. Nasıl ki bir kuşun kanadına ağırlık bağlandığı
zaman uçma fonksiyonunu gerçekleştiremezse, kin, nefret, çekememezlik,
edepsizlik ve hayasızlıkla bezenmiş insanda hayatını mutlu bir şekilde devam
ettirecek yaşam alanı bulamaz. Hayatta var edilmiş insanlar içinde kötü ve
çirkin insan yoktur. Çeşitli nedenlerle içindeki iyilik ve güzellikleri ortaya
çıkaramamış insan vardır. Mevlana ne güzel dile getiriyor. “Ey kardeş! Yalnız
duyuş ve düşünüşten ibaretsin. Geri kalan sadece et ve kemiktir.”
Değerli Müminler
Karanlıklarla dolu insan hayatı ancak sevgiyle aydınlanır. Kendi hatasını
görmeyip de hep şikayet dile getiren hep yargılama yoluna giden insan, bunlardan
neler kazanıyor ki? İnancın temelinde yatanda sevgi ve saygı değimlidir? Kalbin
alanı ayrı aklın yeri ayrı değimlidir? Kalple çözülecek duygu yoluyla
halledilecek bir sorun akılla, akılla çözülecek bir alana ise duyguyu
karıştırırsak sonuç ne kadar güzel olabilir?
Bize bizden yakın olan Hz. Allah vardır ve mana aleminin kapıları sabır,
şükür, edep, tevazu, sevgi ve hoşgörüyle açılır. İnsan sevmek ve sevilmek için
yaratılmıştır. Sevmek ise sevilmeye sebeptir. Bu itibarla insan önce sevgisini
kendini yaratan Rabbine karşı göstermelidir. Allah’ı her şeyden daha çok
sevmelidir ki, O’nun sevgisine, rahmetine ve mağfiretine mazhar olsun. Ayrıca
Peygamber Efendimizin Sevgisi de kalpte yer bulmalıdır. Nitekim bu durum Kur’an-
Kerimde şöyle aktarılmaktadır. “Resulüm De ki; Eğer Allah’ı seviyorsanız bana
uyunuz ki, Allah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”
Kıymetli Kardeşlerim
Merhamet her zaman intikamdan, kinden ve nefretten daha asildir. Nitekim
Yüce Yaratanımız bu hususu şöyle bildirmektedir. “İyilik ve fenalık bir
değildir. Ey İman edenler kötülüğü sen en güzel şekilde sav. O zaman seninle
aranda düşmanlık bulunan kişinin yakın bir dost oluverdiğini göreceksin.”
Hutbemizi Yunus Emre’nin şu dörtlüğüyle bitiriyorum.
Ben gelmedim kavga için
Ben geldim sevgi için
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim
Mehmet KAMA
Mahmut Köyü Camii İmam-Hatibi/ŞUHUT
|