|
وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنبَغِي لَهُ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ
وَقُرْآنٌ مُّبِينٌ
لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ
يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
قال النبي صلي الله
عليه وسلم:
Büyüklere ve Yaşlılara Saygı
Muhterem Müslümanlar
Dünya hayatında ki yaşantıyla ilgili kanunlardan biri de, her canlının
kendi şartları içinde soyunu devam ettirmesi gelmektedir. Hayata geldiği zaman
güçsüz ve korumaya muhtaç olan insanoğlu, zamanla gelişir, olgunlaşır ve nihayet
yaşlanır. Yaşlılık bu dünyadaki geçici hayatın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Bu
hususa Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle işaret etmektedir. “Kime uzun ömür
verirsek biz onun yaratılışını bozar, gücünü azaltır, beli bükük hale getiririz.
Onlar bunu hiç düşünmüyorlar mı?”
Değerli Müminler
Yaşam devam ettiği müddetçe bu günün gençleri yarının yaşlılarıdır. Bu
hayatta gençliğin ömür boyu korunmayacağı açıkça gözükmektedir. Öyle ise,
bizimde bir gün yaşlanacağımızı hiçbir zaman unutmamalı, yaşlılara, özellikle
anne-babamıza, dedelerimize, ninelerimize saygıda kusur etmemeli onların hayır
dualarını almak için ihtiyaçlarına cevap vermeliyiz. Bu konuda da gençlerimize
örnek olmalıyız. Sevgili Peygamberimizde yaşlılara her zaman hürmet etmiş
saygıda kusur etmemiş ve bir şey ikram edeceği zaman önceliğin onlara
verilmesini istemiş ve her konuda onların yardımına koşmamız gerektiğini kendi
halatında yaptıklarıyla bizlere en güzel bir şekilde örnek olmuştur. “Merhamet
etmeyene merhamet edilmeyeceğini”
vurgulayan Hz. Peygamberimiz, “Küçüklerimize merhamet etmeyen büyüklerimize
saygı göstermeyen bizden değildir”
buyurarak konunun önemine işaret çekmektedir.
Kıymetli Kardeşlerim
Yaşlılara saygı gösterip gönüllerini almak, onların hayır dualarını almak
ihmal edilmemesi gereken dini bir görevimizdir. Kur’an-ı Kerim’de nasıl
davranılacağını şöyle buyrulmaktadır. “Rabbin, sadece kendisine ibadet etmenizi,
ana-babaya da iyi davranmanızı kesin olarak emreder. Eğer onlardan biri yada her
ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme,
onları azarlama. Onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek
üzerlerine kanat ger ve deki: Ey Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl koruyup
yetiştirdilerse, sende onları esirge.”
Yüce dinimiz müntesiplerinden birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermesini,
birbirlerinin hatalarını af etmeyi birbirleriyle münakaşa etmemeyi ve
birbirlerine karşı saygı ve sevgi beslemeyi istemektedir.
Hutbemi Hz. Peygamberimizin bir hadisiyle bitiriyorum. “Müslüman
müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim (mümin)
kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah’da onun ihtiyacını giderir. Kim
müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyemet günü
sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanın kusurunu örterse Allah’da
kıyamet günü onun kusurunu örter.”
Cevdet YILDIRIM
İcikli Köyü Yeni Camii İmam-Hatibi/ ŞUHUT
|