|
فَلاَ تَقُل لَّهُمَا أُفٍّ وَلاَ
تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيمًا وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُواْ
إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ
الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا
رِضَى
الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
قال النبي صلي الله عليه وسلم:
Ana-Baba Hakkı
Muhterem Müslümanlar
Yüce Dinimiz insanoğlunun dünya ve ahiret saadetini hedef alan hükümler
ihtiva eder. Fertlerin günlük yaşantısına ait hükümler ihtiva ettiği gibi,
cemiyetin huzur ve saadeti içinde hükümler koymuştur. Her insan bir ailenin
üyesi ve bir cemiyetin ferdi durumundadır. Bir ailede ve bir cemiyette huzurun
sağlanabilmesi için, fertlerin birbirleriyle olan tutum ve davranışlarında saygı
ve sevgiye yer vermesi gerekmektedir. Büyüklere saygı küçüklere sevgi
beslenilmesi zaruri olan toplumda, bu sevgi ve saygının aile fertleri arasında
olması daha ehemmiyetlidir. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle
buyurmaktadır. “Rabbin, sadece kendisine ibadet etmenizi, ana-babaya da iyi
davranmanızı kesin olarak emreder. Eğer onlardan biri yada her ikisi senin
yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme, onları azarlama.
Onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek üzerlerine kanat ger ve
deki: Ey Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl koruyup yetiştirdilerse, sende onları
esirge.”
Aziz Müminler
Dünyaya gelişimizin vesilesi olan anne babalarımıza “öf” bile demememiz
Yüce Dinimiz tarafından istenilen bir emirdir. Böyle olmasına rağmen onları
horlayan, onların emeklerini hiçe sayarak ve kendisi için hazırlamış olduklarını
görmezden gelerek onları dışlayan ve onları bakıma muhtaç bir halde bırakanlar
yaptıklarını tekrar gözden geçirmelidir. Nitekim bugünün gençleri yarının
yaşlıları ve bugününü çocukları yarının anne babaları değimlidir. İnsan
kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına hele hele anne-babasına nasıl
yapabilmektedir. Sevgili Peygamberimiz “Merhamet etmeyene merhamet edilmez”
buyurarak insanları bu husus da uyarmaktadır. Ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.) bu
konunun önemine bir hadis-i şerifinde şöyle işaret çekiyor. “Burnu sürtülsün!
Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün! Kimin Ya Resulallah denildi. Ana-babasından
biri veya ikisinin ihtiyarlığına yetişip de cennete giremeyen kimse diye
buyurdu.”
Yaşlılarını, özellikle ana-babasını bakımevlerine ve huzurevlerine bırakanlar ve
onları hem sevgiye hem de bir lokmaya muhtaç bir halde ortaya atanlar, yapmış
oldukları şeyin çok büyük bir hata olduğunun farkında olmalıdırlar. Çünkü bir
şeyin değeri, elden gittikten sonra daha iyi anlaşılmaktadır.
Kıymetli Cemaatimiz
Ana-babamız başta olmak üzere ailemizde hısım akrabamıza, yaşadığımız
mahallemizdeki komşularımıza ve toplumumuzda bulunan yaşlılara saygı göstermek
ahlaki bir görevimizdir. Kuşaklar arasında birbirlerine gösterilen sevgi ve
saygı toplum huzuruna vesile olacağı unutulmamalıdır.
Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin bin hadisiyle bitiriyorum.
"Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasıdır. Allah’ın öfkesi de anne ve babanı
öfkesidir.”
İrfan SÖGÜTÇÜPINAR
İcikli Köyü Eski Camii İmam-Hatibi/ŞUHUT
|