|
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ
شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ
إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ
İslam’ın Kadına Verdiği Değer
Muhterem Müslümanlar
İslam Dini’nde insan olmaları bakımından erkekle kadın arasında herhangi
bir fark yoktur. Her ikiside eşit derecede Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına
muhataptır. Erkek de kadın da yeryüzünü imar etmek ve orada Allah’a kulluk
yapmakla sorumludur. Ayrıca temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının
konumu erkekten farklı değildir. Kadın yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci
derecede bir değere sahip değildir. İlke olarak insanın en değerlisi Takva da
üstün olanıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Ben erkek olsun kadın olsun içinizden
çalışanın çalışmasını zayi etmeyeceğim”
ve “Onlar sizin için birer elbise sizlerde onlar için birer elbisesiniz”
buyrulmuş, farklı fizyolojik ve psikolojik yapıya sahip olan kadın ve erketen
biri diğerinden daha üstün veya ikisi birbirine eşit tutulmak yerine, birbirinin
tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir.
Kıymetli Müminler
İslam Dininin kadına tanıdığı hakların değer ve önemini daha iyi
kavrayabilmek için İslam’dan öncesi toplumun yaşamları daha iyi
değerlendirilmelidir. Kadının insan olup olmadığı, ruhunun bulunup
bulunmadığının tartışıldığı, tamamen erkeğe tabi olduğu ve sürekli vesayet
altında bulunduğu, hatta mirastan pay almak şöyle dursun kendisinin mirasa konu
olduğu ve diri diri kız çocuklarının toprağa gömüldüğü bir dönemde Yüce İslam,
kadının da insan olduğunu beyan etmiş, mirastaki haklarını ortaya koymuş, onu
sadece emir alan değil yerine göre emir veren bir konuma yükseltmiştir. İslam
Dininde erkeğe tanın temel haklar kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı,
mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik hakkı, mesken dokunulmazlığı,
şeref ve onurunun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma
hakkı, özel hayatının gizliliği gibi temel haklar bakımından kadınla erkek
arasında hiçbir fark yoktur.
İslam tarihinde, Hz. Peygamberimiz zamanında kadına tanınan hakların,
geleneklerin din gibi algılanması ve kabul edilmesi sebebiyle, tedrici olarak
yavaş yavaş azaldığı görülmektedir. Oysaki İslam Dininde, kadına yakışan değer
verilmiş, kendisi cinsel obje olmaktan çıkartılmıştır. Nitekim Sevgili
Peygamberimiz “Sizin en hayırlınız, hanımlarınıza karşı en iyi davrananızdır”
buyurmaktadır.
Aziz Cemaatimiz
Kadın dindar olmaya, iman ve ibadete ehliyetlidir. Eğer iman edip ibadet
yaparsa Cennete girer, küfredip isyan ederse cezalandırılır. Bu konuda erkekten
hiçbir farkı yoktur. Erkek ve kadından kim inanarak bir iyilik yaparsa hoşnut
olacağı bir hayat kendilerine verileceği
bizlere bildirilmektedir.
Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum. “Müslüman erkekler ve Müslüman
kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, itaate devam den erkeler ve itaate
devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkeler ve
sabreden kadınlar, Allah’a gönülden saygılı erkekler ve Allah’a gönülden saygılı
kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, ırzlarını koruyan
erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı
çok zikreden kadınlar, işte bunlar için bağış ve büyük mükafat hazırlanmıştır.
Bayram ÖZDEMİR
Çobankaya Köyü İmam-Hatibi/Şuhut
|