|
الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ {}الرَّحْمـنِ الرَّحِيمِ {} مَالِكِ يَوْمِ
الدِّينِ {}
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ {} اهدِنَــــا
الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ {} صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ
عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ
وَلاَ الضَّالِّينَ
Fatiha
Suresinin Öğrettiği Hakikatler
Değerli
Müslümanlar,
Kur’an-ı Kerimin ilk süresi olma özelliğini taşıyan fatiha suresi, Mekke’de
indirilmiş ve başındaki besmeleyle birlikte yedi ayetten oluşur. Namazda Kur’an-ı
Kerimden bir bölüm okunması farzdır. Rekâtların ilk bölümünde “Fatiha süresinin”
okunması; “Fatihasız
namaz olmaz” hadisi şerifini yorumlayan Hanefilerce vacip sayılmış,
yanılma veya unutarak okunmaması halinde, bu eksiklik sehiv secdesiyle
giderilir. Arda kalan bölümün ise, en az üç kısa ayetten oluşan ve iyi bilinen
bir surenin okunmasıyla tamamlanır.
Aziz
Müminler,
Günde beş vakit ve kırk rekâttan oluşan her namazda; fatiha suresini okumakla
Rabbimize olan güven ve bağlılığımızı, gösterişten uzak samimiyetimizi, her
halükarda acizliğimizi itiraf ederek O’nun engin rahmetine yöneldiğimizi ifade
ederiz. Eylemlerimize başlamadan önce O’na danışarak hayırlı ve güzel neticelere
bizi ulaştırmasını dileriz. Merhametinin enginliğini bilerek, tüm canlılara
verdiği hazinesinden bizlere de vermesini umarız. Dünyada her şeyin doğrusunu,
güzelini ve faydalısını O’ndan isteriz. Eylem ve söylemlerimizi O’nun
gözetiminde yapar, nefsimizi kötülüklerden arındırarak O’na armağan edeceğimizi
tüm benliğimizle ortaya koyarız. Dünyada iyilerle olan birlikteliğimizi,
sonsuzluk yurdu olan cennette de peygamber, şehid ve Salihlerle sürdürebilmenin
duasını, gerek yalnız, gerekse cemaatle kılınan namazların her rekâtında, Yüce
Mevla’dan canı gönülden dileriz.
Değerli
Kardeşlerim,
Annenin evladından, evlatların anne babasından, kişinin sevdiklerinden kaçacağı
ve kendi derdine düşeceği, kötülerin yüzü günah ve korkudan kararacağı, iyilerin
yüzü ise sevinç ve mutluluktan parlayacağı, herkesin Yüce Allah (c.c.) huzurunda
adaletle yargılanacağı, bireye en küçük bir haksızlığın yapılmayacağı, kıyamet
günün yegâne sahibinin O olduğunu tüm benliğimizle itiraf ederiz. İsteklerimizde
bireycilikten soyutlanıp, çoğulcu bir nidayla, vücudu oluşturan organların
birbiriyle uyumu gibi hep birlikte “Bizi hidayet yoluna ilet. Sapık ve gazaba
uğrayanların yoluna değil” yakarışıyla, dünyadaki birlik ve beraberliğin
Cennette de aynı duygu ve kardeşlik içerisinde sürdürülmesinin alt yapısını,
aynı saflarda, omuz omuza ve camileri tıklım tıklım doldurarak canı gönülden
ibadetlerimizle kanıtlarız.
Aziz
Cemaat,
Yüce Kitabımız, insanlığa dünya ve Ahiret mutluluğunun yollarını sunmak için
gönderilmiş, bunun yöntemlerini özetle fatiha süresinde toplamıştır. O halde;
hutbemizi O’nun mealiyle bitirelim. “Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hamd,
Âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün Maliki Allah'a mahsustur.
(Allah’ım!) yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru
yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayan ve
sapıklarınkine değil.” (Âmin.)
A. İhsan ÇELEBİ
Vaiz - Pazaryeri
|