|
Bizlere bazen uzun gelse de, olmayacak
hayallerin peşinden -daha zaman var diyerek- koşsak ta ömür çok kısa. Bu kısa
hayatın sonucunda bahtiyarlardan olmak, iman ile son nefesi vermek için kısa
hayatımıza katmamız gereken birçok değer var. Bu değerlerin başında ise iman
gelmektedir. Yüce Allah kullarının kısa hayatlarını imanla geçirmeleri ve bu
vesile ile ebedi hayatları olan ahiret hayatında kurtuluşa erenlerden olmaları
için birçok fırsatlar sunmuştur. Bu fırsatların en önemli zaman dilimine
kavuştuk. Recep, Şaban ve Ramazan aylarını kapsayan üç aylara bugün itibariyle girmiş bulunmaktayız. Bu sebeple Yüce Rabbimize binlerce hamt ediyoruz. Bizleri
bu zamanlara eriştiren, imana kavuşturan, Ümmet-i Muhammed olmayı bizlere nasip
eden Rabbimize şükürler olsun.
Üç aylar kameri ayların yedincisi olan Receple
başlayan, Şaban’la devam eden ve nihayetinde Ramazanla son bulan ayların toplu
adıdır.
Sevgili Peygamberimiz bu aylara girince şöyle
dua ederdi.
|
|
Devamını oku...
|
|
İnsanlar maddi-manevi bütün birikimlerini
paylaşmak suretiyle toplumu oluşturmuşlardır. Birlik ve beraberlik, yardımlaşma
duygusunun tezahürüdür. Bizi biz yapan değerlerin başında yardımlaşmak
gelmektedir ki; yardımlaşmanın sonucu olan paylaşmak (ister maddi ister manevi),
insani bir gerekliliktir.
Bu dünya hayatından hepimiz ayrılacağız.
Ayrıldığımız bu dünyaya tekrar dönemeyeceğiz. Bir daha dönemeyeceğimiz bu
dünyadan ayrılırken arkamızdan hayırlarla bizi anacak insanlar bırakmak, yapmış
olduğumuz söz ve davranışlarımızla razı olunacak bir hayatı tamamlamak elbette
kendi yararımızadır. Bu sebeple paylaşımcı bir insan olmak, bizde bulunan maddi
veya manevi birikimleri olmayanlara aktarmaya çalışmak ve bunların neticesinde
amellerimizin salih olması için çabalamak sadece dünyamız için değil uhramız
içinde gerekliliktir. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde amelin insan için ne
kadar değerli olduğunu şöyle vurgulamaktadır.
يتْبعُ الميْتَ ثلاثَةٌ:
أهلُهُ ومالُه وعمَلُه، فيرْجِع اثنانِ ويبْقَى واحِدٌ: يرجعُ أهلُهُ ومالُهُ،
ويبقَى عملُهُ
|
|
Devamını oku...
|
|
Kardeşliğimizi Sağlamlaştırmak İçin; Saflarımızı Sık ve Düzgün
Tutalım
Bir mümin için en ulvi vakit namaz kıldığı andır. Çünkü namaz müminin miracıdır.
Secdeye eğilen başlar, kulluk hissinin en derinden yaşanmasını sağlıyor.
Namaz gözümüzün nurudur. Dini yaşantımızın ikamesi –ayakta durması- için en
gerekli olan ibadettir. Kur’an-ı Kerimde bildirilen namaz emrinin “ikame”
fiiliyle bildirilmesinin sırrına vakıf olmakta fayda var. Namaz kişi için ne
kadar değerli ise, toplum hayatı içinde o kadar değerlidir.
Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde namazın cemaatle kılınmasından elde
edilebilecekleri bizlere şöyle bildiriyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Müslüman Kardeşimizin Dokunulmaz Hakları
Müslümanlar arasında İslam ile tesis edilen manevi bir kardeşlik vardır. Bu
kardeşliğin sağlamlaştırılması için yapmamız gerekenler olduğu gibi yapmamamız
gerekenlerde vardır. İşte sosyal hayatta yapmamamız gerekenler dokunulmazlık
haklarını oluşturmaktadır. İbadetlerimizi yerine getirmekle Rabbimize
yapacağımız yolculuğumuzda bu haklara riayet ettikçe kâmil bir Müslüman olma
özelliğini elde edeceğiz. Bu sebeple hak ihlallerine dikkat edelim, bizlere
karşı yapılmasını istemediğimiz davranışları kardeşlerimize yapmayalım.
Bizler Müslüman olarak bize ne yapılmasını arzu ediyorsak Müslüman kardeşimize
de öyle davranmamız gerekir. Şahsımıza yapılmasını hoş karşılamadığımız bir şeyi
başkasına yapmak hem insani değildir, hem de Efendimiz bundan bizleri
nehyetmiştir. Bir hadislerinde Hz. Fahr-i Kainat (s.a.s) şöyle buyurmaktadır. |
|
Devamını oku...
|
|